21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2017/1529 E. , 2018/370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
K A R A R
Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 01.01.2009 – 30.11.2011 tarihleri arasında hizmet akdine tabi çalışmalarının tespiti ve 01.02.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden; dava 28.01.2015 tarihinde açılmış olup, dava türü olarak hizmet tespiti ve yaşlılık aylığı davasıdır.Mahkemece davacının yaşlılık aylığı talebi reddedilmiş, hizmet tespiti talebi ise kısmen kabul edilmiştir.6552 Sayılı Kanunun 64. maddesi ile değişik 5521 Sayılı Kanunun 7. maddesi 4. fıkrasında “ Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.” şeklinde düzenleme mevcuttur. İş bu düzenlemeye göre davalı Kurum hizmet tespiti davasında fer’i müdahil olarak davaya katılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanuna göre feri müdahil, davanın tarafı olmayıp leh ve aleyhine hüküm kurulması da hukuken mümkün değildir. Kurumun fer’i müdahil olduğu bir davada; davanın kısmen kabul edildiği gerekçesi ile Kurum aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.