8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/8233 E. , 2018/1099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ...; adres ve kimlik bilgileri tespit edilmeyen 417 ada 15 parsel sayılı taşınmaz malikleri ... (... karısı) ..., ... (...): ... oğlu, ... (...): ... kızı, ... (...): ... kızına TMK'nun 427.maddesi ile 3561 sayılı Kanun gereğince Hazinenin menfaatlerinin korunması için İl Deftardarının kayyım atanmasını istemiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı TMK'nun 427. maddesi ile 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir. Bilindiği üzere Türk Medeni Kanununun 427/1. maddesinde," bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemez ise" vesayet makamı yönetimi kimsede olmayan mallar için gereken önlemleri alacağı ve yönetim kayyımı atayacağı; 3561 sayılı Kanunun 2. maddesinde ise “22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 427 nci maddesine göre bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde ...'nin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. ...'nin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin edeceği” hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda; her ne kadar Mahkemece; bilirkişi tarafından yapılan incelemede ... olarak anılan ailenin ... soyadını aldığı, kök muris ...'in ... ... olduğu, ... ...'in verasete esas nüfus kayıtlarında eşinin ..., çocuklarının ..., ... ve ... olduğu, kayıt maliklerinden ...'nın nüfus kaydında yer almadığı, ancak baba adının düzeltilmesine ilişkin kayıtlar incelendiğinde ... ... kızı ... ile baba bir kardeş olduklarının anlaşıldığı gerekçeleriyle tapu kaydında ... (... karısı) ...'nun ... ... eşi ... ..., ... (...): ... oğlu'nun ... ... -... oğlu ... ..., ... (...): ... kızı'nın ... ...- ... kızı ..., ... (...): ... kızı'nın ... ...-... kızı ... ... olduğu belirtilmiş ise de; dosyadaki bilgi ve belgelerden; kayyım tayini istenen taşınmazın kayıt malikleri olan ... (... karısı) ..., ... (...): ... oğlu, ... (...): ... kızı, ... (...): ... kızı ile hükmün gerekçesinde belirtilen ... ..., ... ..., ... ...- ... kızı ..., ... ...'nin aynı kişiler olduğunun her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, mevcut kanıtlara göre tapu malikleri hakkında açılan davanın kabulü ile adı geçen kişilere kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.