Esas No
E. 2017/15876
Karar No
K. 2018/1143
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2017/15876 E.  ,  2018/1143 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... ... vekili, tarafların 1962 yılında evlendiklerini, yurtiçi ve yurtdışındaki çalışmalarından elde edilen gelir ve birikimlerle alınan dava dilekçesinde yazılı 2 adet otomobil, 3 parça taşınmaz ve davalıya ait banka hesaplarında bulunan mevduatlar üzerinde alacağı bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 300.000 Euro’nun ödeme tarihindeki Türk parası karşılığının yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, davacının yargılama sırasında 04.03.2008 tarihinde ölmesi üzerine mirasçıları vekâletname vermek suretiyle davaya devam etmişlerdir. Davalı ... vekili, davanın yersiz açıldığını, dava konusu mal varlığının vekil edenin yurt dışındaki çalışmalarından elde ettiği gelirlerle alındığını, davacının katkısı bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Somut olaya gelince; eşler, 27.03.1962 tarihinde evlenmiş, koca tarafından açılan 20.05.2005 tarihli boşanma davasının yargılaması sırasında 04.03.2008 tarihinde davalı ...’ın ölmesi üzerine, mahkemece konusuz kalan dava hakkında bir karar tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Mal rejimi eşin ölümü ile ölüm tarihi itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/1). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM m. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179). Dava konusu ... plakalı otomobil satış yoluyla 29.07.1998 tarihinde, ... plakalı otomobil 05.01.2004 tarihinde, 319 ada 468 parsel (1589 ada 2 p.) üzerindeki 29 nolu bağımsız bölüm 14.08.1974 tarihinde, 280 ada 106 parsel (531 ada 8 parsel) 04.09.1970 tarihinde, 5577 ada 5 parsel üzerindeki 3 nolu bölüm ise 01.05.2002 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiş, ... Bankasındaki mevduat hesabı ise cari hesap niteliğinde olup mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde açılmış mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar hesap hareketleri olmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Öncelikle, davalı ... ile eş ... ... hakkında ... 2. Aile Mahkemesi'nde 20.05.2005 tarihinde açılan boşanma davası mevcut iken, bu dosya içerisinde bulunan 14.11.2005, 16.11.2005 ve 21.11.2005 tarihlerinde yapılan anlaşma senetleri düzenlenmiş ise de mal rejimi boşanma ile sona ermediği, ayrıca söz konusu anlaşma bentleri de yerine getirilmediği gibi, o tarihte ... ...'ın kısıtlı olduğu ve vasisine TMK 462/9. bendi uyarında mal rejimi sözleşmesi yapmak için izin de verilmediğinden söz konusu sözleşmeler mal rejiminin tasfiyesi açısından herhangi bir hüküm ifade etmemektedir. Kaldı ki sözleşmeler kapsamından mal rejimi tasfiyesi kapsamında davalı ...'ın Merkez Bankası'ndaki Euro hesabında bulunan paranın çekilerek müşterek çocuk...'a verileceği de açıkça kararlaştırılmamıştır. Bu nedenle davalı ...'in bu yöndeki tasarrufu Türk Borçlar Kanunu genel hükümlere göre çözülmesi gerekir, mal rejiminin tasfiyesi hükümlerine göre çözülemez. Diğer yandan, mal rejimi eş ...'ın öldüğü 04.08.2008 tarihinde sona ermiştir (TMK m. 225/1). TMK 235/1 maddesi uyarınca, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan mallar tasfiye hesabına katılır. Ayrıca TMK 228/1. maddesi uyarınca da, mallar mal rejiminin sona ermesi anındaki durumları dikkate alınır. Dosya kapsamında bulunan belgelere göre, davalı ...'ın Merkez Bankası'ndaki Euro hesabı mal rejimi sona ermesinden yaklaşık üç yıl önce (15.11.2005) çekilerek eşlerin müşterek çocukları...'a verilmiş, ... plakalı araç da 17.03.2005 tarihinde ... tarafından devredilmiş olup, mal rejimi sona erdiği tarihte mevcut olmayıp, TMK 229 maddesinde belirtilen eklenecek değer olduğu yönünde iddia ileri sürülmediğinden söz konusu davalı ...'ın Merkez Bankası'ndaki Euro hesabının ve ... plakalı aracın tasfiyeye dahil edilmemesi gerekir. Bu nedenle mal rejimi sona erdiği tarihte mevcut olan ... plakalı otomobil, 319 ada 468 parsel (1589 ada 2 p.) üzerindeki 29 nolu bağımsız bölüm, 280 ada 106 parsel (531 ada 8 parsel), 5577 ada 5 parsel üzerindeki 3 nolu bölüm gözetilerek tasfiye gerçekleştirilmelidir. O halde, iddia ve savunma ile uyulan Dairemiz'in bozması çerçevesinde toplanmış ve toplanacak deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek 1 adet araç ve 3 adet taşınmaz hakkında tasfiyesinin miras payları da dikkate alınarak gerçekleşmesi sağlanmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2 ve 3. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.