2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/9909 E. , 2018/1286 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından katılma yoluyla kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri yönünden, davalı erkek tarafından ise; tüm yönlerden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2.Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 129/1-d bendine göre, cevap dilekçesinde savunmanın dayanağı olan bütün vakıaların açık özetlerinin gösterilmesi gerekir. Dava dilekçesi davalıya 25.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiştir. Davaya süresi içinde cevap vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır (HMK m.128) ve diğer tarafın kusurlu olduğuna yönelik bir vakıa ileri süremez. Bu durumda mahkemece, davalı erkek tarafından usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen vakıalar esas alınarak davacı kadına kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; eşine hakaret etmek suretiyle incitici sözler söyleyen davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmakla en azından eşinin maddi desteğini yitirecek olan ve boşanmaya sebep olan olaylar kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunan davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak, davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.