2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/11870 E. , 2018/2252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalannın özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m. 27-( l)-c).
Mahkemece davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı (TMK m. 166/1) boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün gerekçe kısmında, davalı erkeğin kadının inanç ve ibadetine saygı göstermediği, davacı kadının ise dershaneye gitme mazereti ileri sürerek evin bakımı ile ilgilenmediği ve evi adeta pansiyon olarak kullandığı, tarafların bu şekilde kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden oldukları belirtilmesine rağmen, gerekçenin devamında toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu dikkate alınarak, herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek davacı kadın yararına geçimi için takdiren 250,00 TL yoksulluk nafakası takdirine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, kararın gerekçesinde hem davalı erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilmiş, hem de davacı kadın ile davalı erkeğin kusurlu oldukları belirtilerek boşanmaya karar verildiği açıklanarak çelişki yaratılmıştır. Yine mahkemece gerekçe kısmında, davacı kadının kişilik haklarının TMK 174/2 maddesi uyarınca saldırıya uğradığının sabit olduğu belirtilmesine rağmen gerekçenin devamında ve hüküm kısmında tarafların kusur durumları dikkate alınarak davacı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği açıklanarak çelişki yaratılmıştır. Bu bakımdan gerekçe, gerek kendi içinde, gerekse gerekçe ile hüküm kendi arasında çelişkili olup, bu durum tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.