13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/8666 E. , 2018/3117 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar murisleri İsmet'in, davalıların cebri tescil davasını avukat olarak takip ettiğini ancak haksız olarak azledildiğini, ücret sözleşmesi ile kararlaştırılan vekalet ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek, toplam 20.000 TL. vekalet ücreti ile 20.000 TL. manevi tazminatın faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, alacak davasının kabulüne, manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1.6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Ancak bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davalılar cebri tescil davasının takibi için davacıların murisi avukat ... e vekalet vermiş olup, davalılar bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olduklarından, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Bu durumda mahkemece davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, asliye hukuk mahkemesi olarak işin esası hakkında karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerik görülmemiştir.