10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/23586
- Karar No
- 2018/2243
- Karar Tarihi
- 19.03.2018
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2015/23586 E. , 2018/2243 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
27.05.2010-27.05.2011 tarihleri arasında dava dışı asıl borçlu olan limited şirkette şirket müdürü olarak görev yapan davacı adına tanzim edilen 2005/10044-10045-10046 sayılı ödeme emirleri ile Kurumca sorumlu tutulan davacı Şirkette müdürlük süresinin 1 yıl olduğu bu nedenle sorumlu tutulmaması gerektiğinin belirterek ödeme emirlerinin iptalini istediği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada; Mahkemece davacının Şirket müdürlüğü görevi yaptığı döneme denk gelen dönemlere ilişkin prim, işsizlik sigorta primi, damga vergisi ve gecikme cezalarından sorumlu olacağı yönündeki tespit ve değerlendirme yerinde ise de 6183 sayılı Kanun'un 58’inci maddesinin beşinci fıkrasında, “itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı %10 zamla tahsil edilir.” hükmü gereğince ödeme emrine karşı, dava açan borçlunun tamamen veya kısmen haksız çıkması halinde %10 haksız çıkma tazminatının alınacağı açıkça belirtilmiştir.
Bu düzenleme, ödeme emrine karşı mesnetsiz dava açılarak, kamu alacağının tahsilinin geciktirilmesini önlemeye yönelik olduğundan, ödeme emrine karşı açılacak davanın esasına girilerek esastan reddi ve davacının haksızlığının anlaşılması karşısında, Mahkemece; redde konu dönem yönünden davalı Kurum lehine haksız çıkma tazminatının da hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamak, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince, hüküm düzeltilerek onanmalıdır.