2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/15619 E. , 2018/4697 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece; "kadının davacı eşine hakaret ettiği, ev işlerini yapmadığı, başka erkeklerle görüşerek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davacı erkeğin eşine bağımsız konut temin etmediği, annesinin evliliğe müdahalesine engel olmadığı, başka erkeklerle görüştüğünü öğrendikten sonra en son eşini evden kovduğu" gerekçesiyle tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek kadın yararına yoksulluk nafakasına (TMK m 175) karar verilmiş ve davacının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) talepleri reddedilmiştir.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 129/1-d-e maddeleri gereğince, davalı savunmasının dayanağı olan bütün vakıaları sıra numarası altında ve açık özetleriyle birlikte ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini cevap dilekçesinde göstermek zorundadırlar.
Somut olayda; davalı kadın, cevap dilekçesinde ve 2. cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmadığından, dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmaz ve davalının süresinde bildirmediği tanıklarının beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz (HGK 20/04/2016 tarih 2014/2-695 b. ve 2016/522 Karar sayılı kararı). Bu durumda mahkemece, davalı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen delilleri ve tanık beyanları esas alınarak davacı erkeğe kusur yüklenilmesi doğru değildir. Davalı kadının temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda; eşine hakaret eden, ev işlerini yapmayan ve güven sarsıcı davranışlarda bulunan davalı kadının tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekli olup, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın tam kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Davacı erkek yararına maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) koşulları oluşmuştur. Tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru görülmemiştir.
4.Yukarı da 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın tam kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olan eş yararına yoksulluk nafakasına (TMK m.
175.karar verilemez. Davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.