2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/13556
- Karar No
- 2018/3188
- Karar Tarihi
- 13.03.2018
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Aile Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2016/13556 E. , 2018/3188 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından; tamamına yönelik, davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece davacı erkek ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına hükmedilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin mahkemenin kabulünde olduğu üzere bağımsız konut temin etmediği ve eşini dövdüğü anlaşılmaktadır. Davalı kadının ise fiili ayrılık döneminde herhangi bir kusurlu davranışı ispatlanamamıştır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, davacı erkek tam kusurludur. Hal böyle iken mahkemece erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu bulunduğuna dair kusur belirlemesi doğru değil ise de; verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK m.438/son).
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası miktarı azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
5.Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m.26). Davalı kadının tazminat taleplerine ilişkin faiz talebi olmadığı halde talep aşılarak kadın yararına hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.