4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2016/3332 E. , 2018/1914 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/02/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili; davalı ...'ın müvekkilleri hakkında icra takibinde bulunduğunu, davalının icra takibine konu senedi tahrifat yaparak 42.000,00 TL'yi 142.000,00 TL'ye dönüştürdüğünü, bu takipten sonra menfi tespit davası açtıklarını, menfi tespit davası dosyasında davalının senette tahrifat yaptığının Adli Tıp Kurumu raporuyla kesinleştiğini, davalı hakkında ....Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/223 esas sayılı dosyası ile belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiğini, davalının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığını, müvekkillerinin mallarına haksız olarak haciz konulduğunu, yapılan haciz nedeniyle itibarlarının zedelendiğini ve üzüntü duyduklarını belirterek, uğradıkları manevi zararın giderilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların kişilik haklarının zedelenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ..... Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/323 esas, 2013/121 karar sayılı dosyası incelendiğinde, sanığın davalı ...'ın, katılanların ise davacılar ... ve ...'un olduğu, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı ve sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Haciz işleminin borçlu olmadığını bildiği veya borçluya ait olmadığını bildiği kişi ve eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olur. Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir.
Dosya kapsamından, davacıların davalıya 42.000,00 TL bedelli senet verdikleri, davalının senetteki 42.000,00 TL olan bedelin başına 1 rakamı ekleyerek senet bedelinin 142.000,00 TL'ye dönüştürdüğü, bu miktar üzerinden davacılar hakkında icra takibi başlattığı, davacıların menfi tespit davası açtıkları, bu dava sonucunda davalıya 100.000,00 TL miktar üzerinden borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiği ve davalı aleyhine 40.000,00 TL tazminata hükmedildiği, davalının belgede tahrifat yaptığının.....Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/323 esas, 2013/121 karar sayılı dosyasıyla sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının, gerçekte olmayan bir kısım borç nedeniyle salt davacılara zarar vermek amacıyla haciz işlemlerini yaptırdığı ve belgede sahtecilik suçunu işlediği ceza dosyasıyla sabit olduğu anlaşıldığından davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece, davacılar lehine uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.