9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/5247 E. , 2018/6963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, dini bayramların ilk 2 günü hariç resmi tatillerde ve dini bayramlarda çalıştığını, asgari ücretin bankaya yatırıldığını ancak işveren tarafından 200 TL'nin geri alındığını, bir kısım belgelerin baskı ile imzalatıldığını, fazla mesai ücretlerinin de ödenmediğini, davacının iş aktini haklı nedenle fiili olarak sona erdirdiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının noter ihtarnamesi ile haksız yere istifa ettiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, tanıkların dinlendiği, davacının davalı işverene gönderdiği ...
3.Noterliği 'nin 04/03/2013 tarih ve 05493 yevmiye nolu ihtarnamesi ile; ".... Müvekkililerinin ücret, fazla measi, yıllık izin ve resmi tatil hakları yönünden mağdur edildiğini, bu sebeplerle iş akdinin İş Kanunu 'nun 24/II. maddesi kapsamında haklı fesih şartlarının oluşması nedeniyle iş akdinin feshedildiğinin,..." ihtaren bildirildiği, davalı işverenlikçe davalıya gönderilen İskilip 14/03/2013 tarih ve 1197 yevmiye nolu ihtarnamesi ile; "...muhatapların 09/03/2013 tarihinden itibaren işyerine sebepsiz yere gelmediklerini, görevlerini yerine getirmediklerini, aylık ücretlerden kesinti yapıldığı iddiasının tamamen hayal ürünü ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, ....,...
3.Noterliği 'nin 05493 yevmiyeli ihtarnamesindeki iddiaları kabul etmediklerini kabul etmediklerini, karşı yanıtlarını bildirdiklerini, muhatapların iş akdini fesih bildirimlerinin haklı bir nedene dayanmadığı için kıdem tazminatı talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, istifa nedeniyle işten çıkış işleminin yapılacağının,...." ihtaren bildirildiği, işçilik alacaklarına ilişkin tazminat davalarında iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin ispat yükü davalı işveren üzerinde olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu 'nun 24/II-e bendi ile; işveren tarafından işçinin ücreti (fazla mesai, hafta tatili, genel tatil alacakları gibi...) kanun hükümleri veya sözleşme koşullarına uygun olarak hesap edilmez ve ödenmez ise işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanındığı, davacının, 6 yılı aşkın bir süredir davalı işveren yanında çalıştığı ve yaklaşık 6 yıldan fazla kıdemi bulunan bir işçinin ülkemizdeki mevcut ekonomik güçlükler ve iş bulmadaki zorluklar da göz önüne alındığında sebepsiz ve mazeretsiz olarak tazminat haklarına engel olacak şekilde iş akdini feshetmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tanık beyanları, banka kayıtları, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar ve diğer tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar ispat yükü üzerinde olan davalı taraf iş akdinin istifa etmek suretiyle sona erdirildiğini iddia etmiş ise de; bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; davacının ödenmeyen fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti acağının bulunduğu ve davalı tarafça da ödendiği iddia edilen bu işçilik alacaklarının davacıya ödendiği imzalı ücret bordrosu, tediye makbuzu veya banka kaydı gibi yazılı delille ispatlanamadığından, iş akdinin davacı işçi tarafından hak ettiği bir kısım ücretlerinin ödenmemesi haklı nedeniyle sona erdirildiği anlaşılmış olup; davacıya kıdem tazminatı ile ödenmeyen işçilik alacaklarının ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacının hizmet süresi yönünden dosyamız değerlendirildiğinde; davacı vekili dava dilekçesinde iş akdinin 04/03/2013 tarihli ihtarname ile sona erdirildiğini, fakat işyerinden fiilen 07/03/2013 tarihinde ayrıldığını iddia ettiği, davalı taraf ise; davacının 04/03/2013 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname mukabilinde istifa ederek, noter ihtarnamesini takiben 09/03/2013 tarihinden itibaren işe gelmediğini beyan ettiği, ... 'dan gelen belgelerden davacının 23/01/2007 tarihinde çalışmaya başladığı ve çalışmalarının 12/03/2013 tarihine kadar kuruma bildirildiği, davacı tarafından davalıya gönderilen 04/03/2013 tarih ve 5493 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının ihtarname ile iş akdini sonlandırdığı anlaşılmakla, davacının, davalı işyerinde 23/01/2007-04/03/2013 tarihleri arasında çalıştığı kanaatine varıldığı, davacının talep ettiği yıllık izin ücreti ile asgari geçim indirimi ve eksik ücret alacağına ilişkin talepleri yönünden dosyamız değerlendirildiğinde; davacı vekilinin; davacının 2006-2013 yılları arasındaki yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve ücretinin de ödenmediğini iddia ettiği, davalı tarafça ibraz edilen yıllık ücretli izinlere ilişkin davacının imzasını içerir belgeler incelendiğinde; davacının çalışma süresine ilişkin toplam 90 gün izin hakkı olduğu ve hafta tatili hariç toplam 70 gün izin kullandığı ve 11/04/2013 tarihli İş Bankası dekontundan davacıya 2013 yılına ait 20 günlük yılık izin karşılığı olarak net 550,00 TL yıllık izin ücreti ödendiği ve davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığı; yine dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde; ücret tahakkuklarının asgari ücret üzerinden yapıldığı, asgari geçim indirimi alacaklarının tahakkuk ettirildiği ve bu ücret bordrolarında davacının imzalarının bulunduğu, bordrolar ile banka kayıtlarının birbirine uyumlu olduğu, ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nden gelen 19/03/2013 havale tarihli cevabi yazı ekinde sunulan 30/05/2011 tarih ve 61 sayılı Genel Teftiş Raporu ekinde gönderilen ve gerek davacının, gerekse bu dosyada tanıklık eden diğer işçilerin ifadelerini içerir tutanaklarda; "...ücretlerin asgari ücret olarak ve asgari geçim indirimi ile birlikte ödendiğini,..." beyan ettikleri, her ne kadar davacı taraf ücretler bankadan tahsil edildikten sonra 200,00 TL civarında şirkete iade yapıldığını iddia etmiş ise de; yine bu tutanak içeriğinde 200,00 TL 'nin şirkete iade edildiği yönünde tanıkların ve davacının herhangi bir beyanda bulunmadıkları, bu nedenle davacının eksik ödenen ücret alacağının bulunmadığı ve asgari geçim indirimi alacaklarının da davacıya tam olarak ödendiği anlaşılmakla; davacının yıllık izin ücreti ile asgari geçim indirimi ve eksik ücret alacaklarına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacının talep ettiği işçilik alacaklarının hesaplanması amacıyla 14/04/2014 tarihli bilirkişi raporunun ve davacı vekilinin yaptığı ıslah işlemi sonrası davalı vekilinin ileri sürdüğü zamanaşımı defi dikkate alınarak, bilirkişiden 03/12/2014 tarihli ek rapor alındığı, bilirkişi tarafından düzenlenen raporların usul ve yasaya uygun bulunduğu, ek raporda hesaplanan miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacakları için yapılan hesaplama üzerinden takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmış ve yine Yargıtay içtihatları gereğince hakkaniyet indirimi yapılarak red olunan miktarlar yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti taleplerinin kabulüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiştir. E)Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Somut uyuşmazlıkta, davacı asil 24/05/2011 tarihli Bölge Çalışma Müdürlüğü ifadesinde "ulusal bayram genel tatillerde çalıştıklarını ücretinin %100 zamlı ödendiğini" belirmiştir. Bu beyanına göre ulusal bayram genel tatil alacağına sadece 24/05/2011 tarihi sonrasındaki dönem için hükmedilmesi 6100 sayılı HMK'nun 25. maddesinde belirtilen maddi vakıa ile bağlılık gereği olup, 24/05/2011 tarihi öncesi için de ulusal bayram genel tatil ücretine hükmedilmesi hatalıdır. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 29/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.