Esas No
E. 2017/5216
Karar No
K. 2018/9994
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2017/5216 E.  ,  2018/9994 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava; kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı tüzel kişiliği haiz ticari şirket olup Tebligat Yasası'nın 12 ve 13., Tebligat Yönetmeliği'nin 20 ve 21. maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat usulünü düzenlemiştir. Anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılması, yetkili temsilcinin herhangi bir sebeple orada bulunmaması veya evrakı bizzat alamayacak bir halde olması durumunda tebliğin tüzel kişinin memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir. Tebligat yetkili temsilci yerine kanunda belirtilen sıralı kişilere yapılmışsa, bunun nedenlerinin tebligat mazbatasına açıkça yazılması gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 27.maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır. Somut olayda, mahkemece davalıya çıkarılan tebligatın iadesinden sonra davalının şirket olması nedeniyle ticaret sicilinden adresi sorulup adresinin tebligat çıkarılan adresle aynı olup olmadığı araştırılmadan, ticaret sicilindeki adres başka bir adres ise bu adrese tebligat yapılmadan doğrudan Tebligat Kanunu madde 35'e göre tebliğ çıkarılması usulüne uygun olmamıştır. Bu durumda usulüne uygun taraf teşkilinin sağlandığı söylenemez. Mahkemece usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 27/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog