19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2017/5487 E. , 2018/5205 K.
"İçtihat Metni"Sabah Gazetesine ait www.sabah.com.tr adlı internet sitesinde, “... fatura timine sığındı” başlığı ile yayımlanan yazı nedeniyle ilgilisi ... vekili Avukat ... ve ...’ın "erişimin kaldırılması" talebinin kabulüne dair İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 29/04/2016 tarihli ve 2016/2198 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 01/06/2016 tarihli ve 2016/2783 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 26/10/2017 gün ve 12528 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2017 gün ve KYB - 2017 / 61303 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9/1. maddesinde yer alan, "İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğince talebin kabulü halinde yalnızca "içeriğe erişimin engellenmesi" kararı verilmesi gerekirken, mevzuatta yer almadığı halde "erişimin kaldırılmasına" karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü: 19/02/2014 tarihinde yürülüğe giren 6518 sayılı Kanun'la değişen 5651 sayılı Kanun'un "İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi" başlıklı 9. maddesi; "(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir. (2) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır. (3) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda erişimin engellenmesine karar verebilir. (4) Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir. (5) Hâkimin bu madde kapsamında verdiği erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir. (6) Hâkim bu madde kapsamında yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. (7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. (8) Birlik tarafından erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğe erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir. (9) Bu madde kapsamında hâkimin verdiği erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır. (10) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." hükümlerini amirdir.
Başvuranın aynı URL adresinden internet ortamında yapılan yayın nedeniyle yapmış olduğu 26.04.2016 tarihli başvuru hakkında; İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğince aynı gün (26.04.2016) "başvurunun kabulü ve erişimin engellenmesi" kararı verildiği, itiraz üzerine merci İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 20.05.2016 tarihli "itirazın reddi" kararıyla alınan kararın kesinleşmesini müteakiben bir örneğinin de erişim sağlayıcıları birliğine gönderildiği, başvuranın henüz ilk başvurusu kesinleşmeden, sanki mobil şebekelerine erişim farklı merkezden yapılıyor zannederek, aynı içerik nedeniyle 29.04.2016 günü bu kez "içeriğin yayından kaldırılması" talebiyle başvurduğu ve bunun üzerine İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin aynı içerikle ilgili ikinci bir karar verdiği, itiraz üzerine kesinleşen "erişimin kaldırılması" kararının ikinci kez erişim sağlayıcıları birliğine gönderildiği görülmüştür. Yukarıda yazılı madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, içeriğin yayından çıkarılması talebi internet sitesinin sorumlusu veya URL içeriğini hazırlayan veya yayınlayan içerik sağlayıcısından, erişimin engellenmesi kararı talebi ise mahkemeden istenebilir.
Hal böyleyken, başvuran tarafından yapılan içeriğin yayından kaldırılması talebi mahkemeden değil, içerik sağlayıcısından istenebilir. Ayrıca içerik sağlayıcısının içeriği yayından kaldırmaması halinde verilecek "erişimin engellenmesi" kararı ile içeriğe erişim imkanı kalmadığından yayıncının içeriği yayından kaldırmasına gerek kalmayacaktır.
Öte yandan, internet içeriği hakkında daha önce mahkemece verilmiş bir karar varken, aynı internet içeriğinin başka bir internet sitesi veya URL adresinden yayınlanması halinde dahi yeni bir mahkeme kararı olmadan doğrudan erişim sağlayıcıları birliğinden talep etmek suretiyle bu içeriğe de erişimin engellenmesi madde metninde düzenlenmişken, henüz ilk başvuru kesinleşmeden aynı içerik hakkında ikinci bir başvuru yapılamayacağı anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği, yukarıdaki gerekçelerle yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 01/06/2016 tarihli ve 2016/2783 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre; "erişimin kaldırılmasına" dair İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 29/04/2016 tarihli ve 2016/2198 değişik iş sayılı kararının da tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ORTADAN KALDIRILMASINA, 26/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.