8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/8596 E. , 2018/11224 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Dernek Genel Kurulunun İptal, Kayyım Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin üye olduğu ....'ın usulsüz yönetim kurulunun dava süresince göreve devam etmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilerek kayyım tayin edilmesini ve 29/03/2015 tarihli olağan genel kurul kararlarının tümüyle yok sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; ....'ın 29 Mart 2015 tarihli Genel Kurul kararlarının iptaline, dernek yönetimine kayyım atanması yönündeki talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davalı vekilinin genel kurul kararın iptaline yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin genel kurul kararının iptaline yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalı vekilinin kayyım atanması talebinin reddine yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 75/2. maddesinde ise, “Yönetim kurulu, genel kurulu toplantıya çağırmazsa; üyelerden birinin başvurusu üzerine, sulh hakimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun görevin belirlenmesi ve niteliği başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Aynı Yasa'nın 2. maddesinde ise; şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu ve HMK'da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu hükme bağlanmıştır. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler göz önüne alındığında; kayyım atama (üye görevlendirme) talebi yönünden ise sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair kanunda açıkca aksine bir düzenleme bulunduğu için asliye hukuk mahkemesi görevli değildir. Davada, usulsüz yönetim kurulunun dava süresince göreve devam etmemesi yönünden kayyım atanması da (üye görevlendirilmesi) istenmiştir. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler göz önüne alındığında kayyım atama (üye görevlendirme) talebi yönünden sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınarak, tefrik kararı verilek ayrı bir esasa kayıt edilmesi ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, kayyım atanması isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.