8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/220 E. , 2018/12711 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Tescil, Olmadığına Takdirde Katki Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile tapu-iptal tescil, olmadığı takdirde alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının katkı payı alacağı karşılığı olmak üzere 314.949,74-TL'nin 280.000,00-TL'si için ıslah harcının yatırıldığı 26.10.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin dava konusu 886 ada 251 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesi ile tapu iptal-tescil, olmadığı takdirde katkı payı alacak isteğine ilişkindir.
Eşler, 31.01.1963 tarihinde evlenmiş, 15.09.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 886 ada 251 parsel sayılı taşınmaz, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 16.07.1984 tarihinde 3.kişiden satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 s.lı TMK 179 m).
Mahkemece, davacının ...'ya göç ettikten sonra çalışmaya başladığı, tasfiyeye konu 886 ada 251 parsel sayılı taşınmazın edinilmesine ...'da çalışmaya başlamasından sonra katkıda bulunduğu, bu katkısının %40 oranında olduğu gerekçesiyle, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri olarak belirlenen 165.449,42-TL nin %40 katkı oranı ile çarpılması sonucu çıkan 66.179-TL'nin davacının bu taşınmaz nedeniyle katkı payı alacağı olduğu kabul edilerek bu taşınmaz yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacının 1984-2006 tarihleri arasında sigortalı bir işte çalıştığını ifade ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının 1984'te ...'ya geldiğini, o zamana kadar herhangi bir işte çalışmadığını, ...'daki gayrimenkullerin davacı ...'ya gelmeden önce edinildiğini savunduğu, davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde ise, davalının savunmasının gerçek dışı olduğunu, sadece ... Cumhuriyet Mahallesindeki 886 ada 251 parsel sayılı taşınmazın 1984'te edinildiğini, diğer taşınmazların davacının ...'ya gidip çalışmaya başlamasından sonra alındığını ifade ettiği görülmektedir. Dosya arasında bulunan davacıya ait sigortalı hizmet cetvelinin incelenmesinden, davacının ilk çalışma kayıt tarihinin 01.10.1984 olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu durum karşısında, tasfiyeye konu 886 ada 251 parsel sayılı taşınmazın 16.07.1984 tarihinde 3.kişiden satın alınarak edinildiği, dava dilekçesi ile cevaba cevap dilekçesi ve davacıya ait sigorta kayıtlarına göre bu taşınmazın davacı tarafın çalışmaya başlamasından önce edinildiği anlaşıldığına göre bu taşınmazla ilgili davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu taşınmaz yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, mahkemece gerekçede davacının dava konusu taşınmazlar nedeniyle katkı payı alacakları 78.372,84-TL, 68.970,94-TL, 7.136,16-TL, 9.292,80-TL, 66.179,00-TL ve 34.000,00-TL olarak belirlenmiş olup bu miktarların toplamı 263.951,74-TL olmasına rağmen mahkemece maddi hata yapılarak 314.949,74-TL olarak hesaplanmak suretiyle fazla miktarda katkı payı alacağına hükmedilmiş olması da doğru değildir.