13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/42148 E. , 2018/5676 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacılar murisleri ...'ın davalı bankadan kullandığı tüketici kredisi nedeni ile aleyhlerine icra takibi yapıldığını, ancak hayat sigortası yapıldığından borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı kanunile değişik 4077 sayılı Tüketicinin korunması hakkında kanunun 3. maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tamınlar yapılıp, bu arada “bir mal ve hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi” tüketici,“ alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses görüntü ve benzeri gayri maddi malları” mal, “mevzuatları gereği tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili olan banka özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerini” kredi veren olarak tanımlanmıştır. T.K.H.K.nun 10. maddesi gereğince “Tüketici kredisi tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir” hükmü getirilmiştir. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise “ bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.Somut olay değerlendirildiğinde, uyumazlığın davacıların murisinin davalı Bankadan aldığı tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda, mahkemece, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu gözetilerek davaya Tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.