8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2015/22373 E. , 2018/13030 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, 25.03.2015 tarihinde yapılan haciz sırasında mülkiyeti müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili; davanın süresi içerisinde açılmadığını öne sürerek reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu 25/03/2015 tarihli haciz esnasında 3. kişinin hazır olduğu ve hacze gelinen iş yerinin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, icra müdürlüğünce menkullerin İİK'nun 97.maddesine göre haczedildiği, bunun üzerine davacı 3.kişi tarafından 30/03/2015 tarihinde haczin İİK'nun 97.maddesine göre yapılmasına ilişkin müdürlük kararının iptali için şikayet başvurusunda bulunulduğu, şikayet başvuru tarihine göre, istihkaka ilişkin davanın 7 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 08/05/2015 tarihinde açıldığı gerekçesi ile davanın süre yönünden reddine karar verilmiş,hüküm davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3. kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Haczin İİK'nun 97. maddeye göre yapılması halinde; icra müdürlüğünce İİK'nun 97/1. maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından, 3. kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar açabilir. Prosedür işletilmişse, icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde istihkak davası açılabilir. Haczin İİK'nun 99. maddesine göre yapılması halinde ise; icra müdürlüğünce alacaklıya üçüncü kişiye karşı dava açması için yedi günlük süre verilir. Dava açma süresi, verilen bu kararın alacaklıya tefhim veya tebliği ile başlar. Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre; 23.05.2015 tarihli haciz sırasında mahcuzlarla ilgili davacı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğu ve haczi yapan icra memurunun istihkak iddia edene istihkak davası açmak için 7 günlük süre verdiği, bunun üzerine 3. kişi tarafından eldeki davadan önce 30.03.2015 tarihinde dava konusu haczin İİK 97. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına ilişkin müdürlük kararının iptali için şikayet yoluna başvurulduğu, bu tarihten çok sonra 23.07.2015 tarihinde İcra Müdürlüğünce İİK 96-97 maddeleri uyarınca takibin devamı veya taliki hususunda karar verilmek üzere dosyanın İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiği, İcra Hukuk Mahkemesince 29.07.2015 tarihinde takibin devamına karar verildiği, eldeki davanın ise prosedür işletilmesi beklenilmeden 3. kişi tarafından 08.05.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Haczi yapan icra memurunca 3. kişiye istihkak davası açmak üzere yedi günlük süre verilmesinin yasal bir dayanağı bulunmamakla birlikte üçüncü kişi tarafından doğrudan dava açılmasını engelleyen yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece, yasal prosedür işletilmeden önce açılan davanın süresinde olduğunun, 3. kişi tarafından bu davanın açılabileceğinin kabulü ile işin esasına girilerek toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.