4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2010/30140 E. , 2011/7068 K.
"İçtihat Metni"
Görevi ihmâl suçundan şüpheliler Avukat ... ve Avukat ... haklarında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/02/2010 tarihli ve 2010/3178 soruşturma, 2010/1273 esas, 2010/89 sayılı iddianame üzerine, son soruşturma açılmasına yer olmadığına dair Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2010 tarihli ve 2010/87 dosya, 2010/77 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 09.11.2010 gün ve 68203 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2010 gün ve 289608 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “ Tüm dosya kapsamına göre; İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyeleri Avukat ... ve Avukat ...'ın;
Bıçakla yaralama, çocuğu rızası ile yanında tutmak suçlarından dolayı izmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/145 esas sayılı dosyasına kayden görülen kamu davasında akıl hastası olan sanık ... için, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150/2. maddesi gereğince müdafi görevlendirilmesi amacıyla 26/04/2007, 24/05/2007 ve 26/07/2007 tarihlerinde İzmir Barosu Başkanlığına yazı yazılmasına rağmen, baroda vekil ve müdafi atamalarından sorumlu üyeler olarak 10/03/2008 tarihine kadar görevlendirme yapmadıkları, bilâhare Avukat ... müdafi olarak görevlendirildiği hâlde mahkemeye bilgi vermediklerinin soruşturma kapsamından anlaşıldığı, adı geçen şüphelilerin üzerlerine atılı suçları ile ilgili mevcut deliller son soruşturmanın açılması için yeterli olup, delillerin takdirinin dc son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 62. maddesinde "Bu kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 2007/145 esas sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü yargılamada, akıl hastası sanık ...'e CYY.'nın 150. maddesi gereğince bir müdafi görevlendirilmesi isteğini İzmir Barosu Başkanlığına 30.1.2007 tarihli yazıyla ilettiği, isteğin yerine getirilmemesi nedeniyle baro başkanlığına gönderilen 26.4.2007, 24.5.2007, 26.7.2007 tarihli uyarı yazılarına karşın sanığa müdafi görevlendirilmemesi üzerine mahkemece 13.11.2007 tarihli oturumda baronun dördüncü kez uyarılmasına ve suç duyurusunda bulunulmasına karar verilerek duruşmanın 06.03.2008 tarihine ertelendiği görülmektedir. Anılan baro başkanlığının 14.07.2009 tarihli yanıt yazısından akıl hastası sanık için müdafi görevlendirme işleminin 17.6.2008 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin müdafii görevlendirilmesi isteğine ilişkin yazıları, İzmir Barosu Başkanlığının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği 07.10.2008 tarihli yanıt yazısı ile duruşma tutanaklarının, şüpheli avukatlar açısından 5271 sayılı CYY.'nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. İzmir Barosu Başkanlığı Yönetim Kurulu Üyesi olup suç tarihi itibariyle müdafii ve vekil görevlendirmesi işlerinden sorumlu şüpheli avukatlar ... ve ...'ın eylemlerinin, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, leh ve aleyhlerine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 12.3.2010 gün ve 2010/87-77 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 25.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.