10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2016/1042 E. , 2018/2488 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 14.03.2013 tarihli iş kazası nedeniyle % 17 oranında sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelir, ödenen tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan Kurum zararının tahsiline karar verilmesini istemiş olup davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanunun 21/1 ve 21/4 maddesidir. Yine alt işverenliğin düzenlediği 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesi de davada uygulama alanı bulmaktadır. Buna göre alt işveren, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı için, öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir. İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir. Alt işveren sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş, ya da, işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Somut olaya gelince; davalı ... davalı ... Madencilik'e ait sahada maden işi yaptığı mahkemece ... Madenciliğin üst işveren davalı ... ise alt işveren olarak kabulünde bir isabetsizlik olmadığı gibi davalılarında temyizlerinin bulunmadığı ancak mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin ve tarafların kusur oranları ayrı ayrı belirlenmeksizin hüküm tesisi eksik icelemeye dayalı olduğundan hüküm bozulmalıdır. Mahkemece dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmek ve tarafların kusur oranları ayrı ayrı belirlenmek üzere konuda uzman iş güvenliği uzmanlıklarıda bulunan bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme sonucu karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.