20. Ceza Dairesi
20. Ceza Dairesi 2017/7088 E. , 2018/2434 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, sanık hakkında suç tarihi olan 20.02.2010 tarihinden önce İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin; 17.04.2008 tarihli 2007/1941 esas, 2008/525 karar sayılı, 26.12.2008 tarihli 2008/633 esas , 2008/2211 karar sayılı ve 18.07.2007 tarihli 2007/809 esas, 2007/822 karar sayılı ilamları ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin infaz edilip edilmediğinin Cumhuriyet savcılığı ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden sorularak, sanığın bu suçu diğer davalara konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, “kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır” hükmü gereğince sanığa ... Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 20.06.2011 tarihli çağrı yazısı ile 10 gün içerisinde adı geçen müdürlüğe gelmesi konusunda çağrıda bulunulduğu, sanığın yasal sürede başvuruda bulunduğu, 20.10.2011 tarihli randevusuna gitmemesi nedeniyle uyarıldığı, uyarı yazısı tebliğine rağmen sanığın başvuruda bulunmadığı, sanığa tekrar yeni bir süre verilerek başvuru yapması konusunda ihtaratta bulunulmadığının anlaşılması karşısında;sanığın ilk uyarıya uymamasının kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
3.TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun; (3) numaralı fıkra gereğince sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi ayrıca 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/b maddesinin uygulanmaması,
4.Hüküm fıkrasında yargılama giderlerinin sanıktan alınmasına karar verilirken yargılama gideri miktarının belirlenmemesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.