4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2009/3768 E. , 2011/5940 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Ceza Genel Kurulunun dairemizce de benimsenin 14.12.1999 tarih ve 6-303/310, 20.01.2004 tarih ve 8-313/6 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ; CMUK'nun 163.maddesi uyarınca iddianamede "sanığın açık kimliği, isnat olunan suçun neden ibaret olduğu, suçun kanuni unsurlarıyla uygulanması gereken kanun maddeleri, deliller ve duruşmanın yapılacağı mahkeme" gösterilecektir. Aynı Yasanın 150. maddesinde "tahkikat ve hüküm yalnız iddianamede beyan olunan suça ve zan altına alınan şahıslara hasredilir" hükmü yer almaktadır.
257.maddeye göre de, hükmün konusu, "duruşmanın sonucuna göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir. Fiili takdirde mahkeme, iddia ve müdafaalarla bağlı değildir."
Bu hükümlerde belirtildiği gibi, hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemdir. İddianamede açıklanan fiilin dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan bir eylem nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Bu nedenle iddianamenin ayrıntılı olması, sanığa yüklenen fiilin/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde açıklanması zorunludur. Sanık; sorgusundan önce iddianame okunduğunda üzerine atılı suçun ne olduğunu anlamalı ve buna göre savunmasını yapabilmeli, kanıtlarını sunmalıdır. Yüklenen suç belirsiz olmamalı açık ve net olarak belirlenmeli, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır.
Yargılamaya konu somut olayda Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıkların eylemlerine hiç yer verilmeden sadece "yukarıda açık kimlikleri yazılı sanıkların mahkemenizde yargılanmalarının icrası ile atılı suçtan eylemlerine uyan yukarıda gösterilen sevk maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları" ibareleri yazılarak 10.01.2005 tarih ve 2005/4 nolu iddianame düzenlenmiştir. İddianamede, sanıkların suç teşkil edecek herhangi bir eyleminden bahsedilmediği, iddianamenin suçlama içermediği, 765 sayılı TCK'nun bazı maddeleri gereğince yargılama yapılmasını istemenin suç yükleme niteliğinde sayılamayacağı, dolayısıyla anılan belgenin hukuken iddianame sayılamayacağı gözetilmeden usulüne uygun açılmamış bir davada hükümler kurularak AİHS'nin adil yargılanmayı düzenleyen 6. maddesine aykırılıkla savunma hakkının kısıtlanması,
2.Kabule göre de ;
a)26.05.2005 tarih ve 52/435 sayılı hüküm sadece ... tarafından temyiz edilmekle sanığın, katılan ...'e karşı gerçekleştirildiği iddia edilen tehdit suçundan beraatine dair hükmün kesinleştiği gözetilmeden, kesinleşen hükümle ilgili yeniden hüküm kurularak, sanık ...'e başka bir suçtan hükümlülük kararı verildiği de gözetilmeden beraat ettiği suç nedeniyle hazine aleyhine vekalet ücretine hükmolunması,
b)5271 sayılı CYY.nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5.maddesi uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve nihayet sanığın kabulü gerekmektedir. Önceki hükümlülük kararının yargılamaya konu suçtan sonra kesinleşmiş veya silinme koşullarının gerçekleşmiş olması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmamaktadır. Maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamamaktadır.
İncelenen dosyada, sanığa yükletilen hakaret suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanarak sanığın hukuksal durumunun, belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "katılanın zararının karşılanmamış olması" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile değişik gerekçelerle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.