13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2017/4573 E. , 2018/7254 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, Akbank'tan kullandığı tüketici kredisini başka bankadan kullandığı kredi ile erken ödemek suretiyle kapatmış olmasına rağmen, hakkında ... ...
16.İcra Dairesi'nin 2013/23665 sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, bilahare takip alacağının davalı şirket tarafından temellük edildiğini ileri sürerek; kullanılan kredi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın niteliğine göre, Hakem Heyetine başvuru zorunluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş; miktar itibariyle kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.
Dava, kullanılan kredinin erken kapatılması iddiasına dayalı başlatılan takipte borçlu olunmadığının tespiti isteğine ilişkindir. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin hangi uyuşmazlıklarda görevli olduğu 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 22. vd. maddeleri ile Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinde düzenlenmiş olup, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca genel hükümler çerçevesinde mahkemeye başvurarak menfi tespit davası açabilir. Böyle bir uyuşmazlığın yargı organlarının niteliklerine ve sıfatlarına sahip olmayan tüketici hakem heyetlerince çözüme kavuşturulması mümkün değildir. Bu anlamda söz konusu uyuşmazlık Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin görev alanı dışında kalmaktadır. Mahkemece, iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebinin açıklanan bu nedenle kabulü gerekir.