8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2015/19680 E. , 2018/13826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 19.01.2011 tarihinde haczedilerek muhafaza altına alınan "..." marka forkliftin ... isimli şahıstan vekil edeni tarafından satın alındığını, buna ilişkin faturayı icra dosyasına ibraz ettiklerini, haciz tutanağında forkliftin markasının yanlışlıkla "..." olarak yazıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, taraflar arasında organik bağ bulunduğunu, aynı adreste daha önce yapılan hacizlerde borçlunun hazır olduğunu, üçüncü kişi ve borçlunun danışıklı hareket ettiklerini açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, mahcuzların üçüncü kişi elinde haczedilmiş olması nedeniyle mülkiyet karinesinin davacı üçüncü kişi lehine olduğu kabul edilmiş ve davalı alacaklının karinenin aksini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96-97. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dava konusu 19.01.2011 tarihli haczin yapıldığı adresin takip talebinde yazan adres olduğu, aynı adreste daha önceki tarihlerde ( 20.08.2009 ve 18.02.2010) yapılan hacizlerde borçlunun hazır olduğu, istihkak varakasının da aynı adreste borçluya tebliğ edildiği, borçlunun üçüncü kişinin oğlu olduğu, bu nedenle aralarında yakın akrabalık bağı bulunduğu, borçlunun daha önce aynı adreste aynı alanda faaliyet gösterdiği davacı tanıklarından ...’in beyanları ile de sabit olduğu, davaya konu hacizde hazır bulunan üçüncü kişi, hacze konu forkliftin başkasına ait olduğunu bildirdiği halde daha sonra kendisine ait olduğu yönünde çelişkili beyanlarda bulunduğu, icra zabıtlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu kuralı da nazara alındığında İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olup, mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı üçüncü kişinin dayandığı, borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıyan, haciz tutanağında yazan markayla dahi uyumsuz bir marka ihtiva eden ve ayırt edici özellikleri bulunmayan fatura, her zaman temini ve düzenlenmesi mümkün nitelikteki belgelerden olup, yasal mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olduğundan söz edilemeyeceği gibi, dayanılan tanık beyanları da mülkiyet karinesinin aksinin ispata yeterli olmamıştır. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.