Esas No
E. 2018/5139
Karar No
K. 2018/12925
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2018/5139 E.  ,  2018/12925 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, davacının davalıların murisine ait işyerinde 1990-Nisan-1999 tarihleri arasında garson işçi olarak aylık net 700,00 TL ücretle çalıştığını, iş akdinin haksız ve nedensiz olarak feshedildiğini, gerekli yasal haklarının verilmediğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti:

Davalı vekili, davacının davalı murisine ait işyerinde aralıklı ve asgari ücretle çalıştığını, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca yasal haklarının ödendiğini, işvereni ibra ettiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme'nin davanın kısmen kabulüne dair kararının davacı vekili ve bir kısım davalı vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2015 tarih, 2015/28202 Esas sayılı ilamı ile "Uyuşmazlık, yargılama sırasında ölen davalının mirasçılarının taraf ehliyetine sahip olup olmadıkları ve taraf teşkili sağlanıp sağlanmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları gereği usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (HMK m.114/1-d). Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen kişinin veya kural olarak vekilinin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından (dava konusunun ölenin malvarlığına ilişkin olması ve dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi durumunda) davaya devam edilebilir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, TMK’nun 28/I maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. 6100 sayılı HMK’nun 55. maddesi uyarınca taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir”. Bu hüküm mirasçıların mal varlığını etkileyen davalarda dikkate alınmalıdır. Zira mirasçılara intikal etmeyen, tarafın ölümü ile konusuz kalan davalarda gerek bulunmamaktadır. Davacı davasını...’a karşı ikame etmiş, adı geçen davalının 26.10.2005 tarihinde vefat etmesi üzerine davasını mirasçılara karşı yöneltmiştir. Ancak dosyada 2005 ve 2010 yıllarında alınmış iki adet veraset ilamı bulunmakta olup mahiyetleri itibariyle birbirleri ile çelişki arz ettikleri anlaşılmaktadır. Yine 2010 yılında alınan veraset ilamına karşı veraset ilamının iptaline ilişkin davaların devam ettiği tespit edilmiştir. Veraset ilamında kimin varis olacağı tespit edilecek olup bu husus hangi mirasçının bu davada husumete ehil olacağını da ortaya koyacaktır. Yerel Mahkemece veraset ilamının iptaline ilişkin yargılamaların bitmesi beklenip kimin husumete ehil olduğu tespit edilmeden işin esasına girilerek sonuca gidilmesi hatalıdır." gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyulduğu, bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapıldığı, ilgili kararların dosyaya temin edildiği, yapılan incelemede; davanın 20/01/2006 tarihinde açıldığı, işveren... mirasçıları ..., ..., ...ve ...'ın davalı olarak gösterildiği, bu durumun, dosyaya sunulu ...

5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1510 Esas sayılı veraset ilamı ile uyumlu olduğu, zira kararda mirasın, mirastan feragat sözleşmeleri gözetilerek adı geçen dört mirasçı arasında paylaştırıldığı, süreçte, ...

6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/454 Esas sayılı veraset ilamının dosyaya sunulduğu ve buna göre miras paylarının ve mirasçıların yeniden belirlenerek bu kez mirasçı ... yararına mirastan feragat sözleşmesi yapmış olan ..., ... ve ...'ın da miras payına dahil edildiği, karar gerekçesinde nüfus kayıtlarına göre mirasçılığın tespit edildiğinin ve feragat sözleşmelerinin terekenin bölüştürülmesi sırasında dikkate alınması belirtildiği, ayrıca kararda, evvelce mirasçılığı tespit edilmiş olan Selçuk Aslan'ın ölümü nedeniyle bu kez oğlu ...'a mirasçı olarak yer verildiği tespit edilmiş olup bu veraset ilamı ile uyumlu olarak önceki veraset ilamında yer almayan mirasçılar davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunduğu, bozma sonrası temin edilen kararlara göre; ...

6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/454 Esas sayılı yukarıda açıklanan veraset ilamının iptali için ...

6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1262 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, Mahkemenin görevsizlik kararı verdiği ancak bu güne kadar başkaca işlem yapılmadığı, ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/70 Esas sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/21 Esas sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/161 Esas sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın kabul kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, her ne kadar bozma ilamında, 2010 yılında alınan veraset ilamının iptaline ilişkin dava sonucunun beklenerek kimin husumete ehil olduğunun belirlenmesi gereğine işaret edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere, ...

6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/454 Esas sayılı yukarıda açıklanan veraset ilamının iptali davasında görevsizlik kararı sonrası başka işlem yapılmadığı ve davanın akim kaldığı anlaşılmakla, Medeni Kanun hükümlerine göre ve kesinleşen karar sonuçlarına göre meselenin hallinin gerektiği, Türk Medeni Kanununun 528. maddesi "Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur." şeklinde düzenleme içerdiği, incelenen kararlar kapsamı ve yasa maddesi bir arada değerlendirildiğinde, dava dosyasında davalı olarak yer alan mirasçılardan ... ve ... dışındaki davalılar yönünden taraf teşkilinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ... ve ...'ın, yargı kararı ile geçerliliği kesinleşen mirastan feragat sözleşmeleri nedeniyle ve MK'nın 528. maddesi hükmü gözetilerek mirasçılık sıfatlarının ortadan kalktığı kabul edilmiş ve adı geçen davalılar yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verildiği, HMK'nın 326. ve devamı maddeleri uyarınca, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiği, davalıların da davacıyı yanıltarak kendi aleyhlerinde dava açılmasına sebebiyet verme durumunda olmadıkları gözetilerek davalılar yararına vekalet ücretine hükmedildiği, diğer davalılar yönünden, yukarıda açıklanan Mahkeme kabulü ve 16/09/2009 havale tarihli bilirkişi ek raporu ile yapılan hesaplamalar doğrultusunda davacı taleplerinin kısmen kabulü yönünde karar verildiği, her ne kadar hükümde kararın kesin nitelikte olduğu açıklanmış ise de kopyalama hatası olarak sehven yazıldığı ve esasen hükümdeki bu hatalı açıklamanın tarafların kanun yoluna başvuru hakkını da ortadan kaldırmayacağı ancak taraflar bakımından tereddüte sebebiyet vereceği gözetilerek hükmün tavzihi niteliğinde olmak üzere düzeltme yapıldığı gerekçesi ile davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar açısından davanın kabulüne karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davacı vekili, ... vekili ve davalı ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Çalışma olgusunu, bunu ileri süren işçi ispatlamalıdır. Somut uyuşmazlıkta, hizmet süresi bakımından, dava dilekçesinde davacının davalıya ait değişik işyerlerinde garson olarak çalıştığı belirtilmiş, ancak aralıklı çalışma olup olmadığı belirtilmemiştir.

Davacının hizmet döküm cetvelinde 1997/ Eylül ayı, 06/06/1998-01/03/1999 tarihleri arasında hiç bir yerde çalışması görünmeyen boşluk, bunun haricinde kabul edilen hizmet süresi içinde davalı iş yerinde çalışması görünmektedir. Hükme esas bilirkişi raporunda davacının yukarda bahsedilen hiç bir yerde çalışması hizmet dökümünde görünmeyen dönemleri hizmet süresine dahil edilmiştir.

Tanık beyanlarından, davalının birden fazla gazino, çay bahçesi gibi işyerleri olduğunu, mesela mevsimlik / yazın çalışmayan gazinosu bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacının aralıklı mı yoksa kesintisiz mi çalıştığı belirsizdir. Diğer yandan davacının davalıya ait birden fazla iş yerinde dönüşümlü çalışmış olabileceği anlaşılmaktadır.

Davacının hizmet süresine hükme esas bilirkişi raporunda dahil edildiği halde hizmet dökümünde davalıda çalıştığı görünmeyen dönemler bakımından tanıklar yeniden dinlenmeli, işyeri kapalı da olsa tadilat ve benzeri sebeplerle davacının hizmet dökümünde kaydı görünmeyen dönemlerde de çalışıp çalışmadığı, hangi tarihlerde çalıştığı, eldeki dosyada kabul edilen hizmet süresi içinde hizmet döküm cetvelinde çalışması görünmeyen dönemlerde davalının iş yerinde çalışıp çalışmadığı, davalının dönem dönem mesela sezon, tadilat ve benzeri sebeple kapalı bir iş yerinde çalışmış bile olsa o iş yeri kapalı iken davalının bir diğer iş yerinde çalışmak sureti ile hizmet döküm cetvelinde çalışması görünmeyen dönemde de çalışması olup olmadığı gibi hususlar tanıklardan sorulmalı, davacı asil duruşmaya bizzat celbedilerek bu hususlar açıklatılmalı, taraf vekillerinden de bu konularda izahat alınmalı, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek hizmet döküm cetvelinde davalı nezdinde çalışması görünmemekle birlikte eldeki karara göre hizmet süresi kapsamında kabul edilen dönemlerin hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği ve bunun dava konusu alacaklara etkisi irdelenmelidir.

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 07/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK’nun 55. maddesi uyarınca taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir”. Bu hüküm mirasçıların mal varlığını etkileyen davalarda dikkate alınmalıdır. Zira mirasçılara intikal etmeyen, tarafın ölümü ile konusuz kalan davalarda gerek bulunmamaktadır. Davacı davasını...’a karşı ikame etmiş, adı geçen davalının 26.10.2005 tarihinde vefat etmesi üzerine davasını mirasçılara karşı yöneltmiştir. Ancak dosyada 2005 ve 2010 yıllarında alınmış iki adet veraset ilamı bulunmakta olup mahiyetleri itibariyle birbirleri ile çelişki arz ettikleri anlaşılmaktadır. Yine 2010 yılında alınan veraset ilamına karşı veraset ilamının iptaline ilişkin davaların devam ettiği tespit edilmiştir. Veraset ilamında kimin varis olacağı tespit edilecek olup bu husus hangi mirasçının bu davada husumete ehil olacağını da ortaya koyacaktır. Yerel Mahkemece veraset ilamının iptaline ilişkin yargılamaların bitmesi beklenip kimin husumete ehil olduğu tespit edilmeden işin esasına girilerek sonuca gidilmesi hatalıdır." gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyulduğu, bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapıldığı, ilgili kararların dosyaya temin edildiği, yapılan incelemede; davanın 20/01/2006 tarihinde açıldığı, işveren... mirasçıları ..., ..., ...ve ...'ın davalı olarak gösterildiği, bu durumun, dosyaya sunulu ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1510 Esas sayılı veraset ilamı ile uyumlu olduğu, zira kararda mirasın, mirastan feragat sözleşmeleri gözetilerek adı geçen dört mirasçı arasında paylaştırıldığı, süreçte, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/454 Esas sayılı veraset ilamının dosyaya sunulduğu ve buna göre miras paylarının ve mirasçıların yeniden belirlenerek bu kez mirasçı ... yararına mirastan feragat sözleşmesi yapmış olan ..., ... ve ...'ın da miras payına dahil edildiği, karar gerekçesinde nüfus kayıtlarına göre mirasçılığın tespit edildiğinin ve feragat sözleşmelerinin terekenin bölüştürülmesi sırasında dikkate alınması belirtildiği, ayrıca kararda, evvelce mirasçılığı tespit edilmiş olan Selçuk Aslan'ın ölümü nedeniyle bu kez oğlu ...'a mirasçı olarak yer verildiği tespit edilmiş olup bu veraset ilamı ile uyumlu olarak önceki veraset ilamında yer almayan mirasçılar davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunduğu, bozma sonrası temin edilen kararlara göre; ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/454 Esas sayılı yukarıda açıklanan veraset ilamının iptali için ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1262 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, Mahkemenin görevsizlik kararı verdiği ancak bu güne kadar başkaca işlem yapılmadığı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/70 Esas sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/21 Esas sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/161 Esas sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın kabul kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, her ne kadar bozma ilamında, 2010 yılında alınan veraset ilamının iptaline ilişkin dava sonucunun beklenerek kimin husumete ehil olduğunun belirlenmesi gereğine işaret edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/454 Esas sayılı yukarıda açıklanan veraset ilamının iptali davasında görevsizlik kararı sonrası başka işlem yapılmadığı ve davanın akim kaldığı anlaşılmakla, Medeni Kanun hükümlerine göre ve kesinleşen karar sonuçlarına göre meselenin hallinin gerektiği, Türk Medeni Kanunu HMK md.55 HMK md.326 K6100 md.55
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog