11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2016/8967 E. , 2018/4715 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.04.2015 gün ve 2011/540-2015/227 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.04.2016 gün ve 2015/9302-2016/4268 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline borçlu olan davalının 02.06.2008 tarihli 50.000 TL bedelli çeki keşide ettiğini, ibraz üzerine çek bedelinin ödendiğini, davalının bakiye borcu için ardışık numaralı 03.06.2008 tarihli, 50.000 TL bedelli bir çeki daha keşide edip müvekkiline verdiğini, ikinci çekin ibrazında karşılıksız çıktığını, tahsil için başlatılan takipte imzaya ve borca itiraz edildiğini, icra hukuk mahkemesince çekteki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığının, ancak ödenen ilk çekteki imza ile aynı el ürünü olduğunun tespit edildiğini, davalının böylece çekleri tanzim eden kişiye yetki ve icazet verdiğini, bir suç duyurusunda da bulunmadığını, ödemeden men talimatı vermediğini ileri sürerek 03.06.2008 tarihli çeke dayalı toplam 53.431 TL'nin 10.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 50.000 TL çek bedeli, 2.500 TL çek tazminatı, 150 TL komisyon, 147,95 TL faiz olmak üzere toplam 52.797,95 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 52.650 TL alacak için 10.08.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.