4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2011/10829 E. , 2011/7991 K.
"İçtihat Metni"
Hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumundan yasal izinle ayrıldıktan sonra yasal süresi içerisinde geri dönmemek suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2009 tarihli ve 2003/140 esas, 2009/7 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 26.03.2011 gün ve 15949 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2011 gün ve 156349 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724 - 19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun islendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.", 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi ve sanığın üzerine atılı suçun 21/07/2003 tarihinde işlenmiş olması karşısında, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hükmedilen cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5237 sayılı T.C.Y.'nın 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." Aynı yasa maddesinin, 5377 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrasında ise "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." hükümleri yer almaktadır. Mükerrirlere özgü infaz rejiminin hükmedilen cezanın infazıyla ilgili olduğu ve bu yönde verilen kararın yerine getirme yönteminin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108. maddesinde düzenlendiği görülmektedir. 5237 sayılı T.C.Y.'da değişiklik öngören 5377 sayılı Yasanın gerekçesinde de "... Kanunun sisteminde bir ceza infaz rejimi olarak kabul edilen hapis cezasının ertelenmesi ile koşullu salıverilme ve mükerrirlere özgü infaz rejimi bakımından, birinci ve ikinci fıkralardaki zaman bakımından uygulama kuralları uygulanacaktır." denilerek, infaz hükümlerinin derhal yürürlük ilkesinin ayrıksı durumu olarak kabul edilen üç konuda 5237 sayılı Yasanın 7/2 maddesinin uygulanması zorunluluğuna işaret edilmiştir.
İncelenen somut olayda, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunan sanık hakkında, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 5237 sayılı T.C.Y.'nın 58. maddesi hükmünün uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu uygulamasının yukarıda belirtilen yasa hükümlerine ve 5377 sayılı Yasanın gerekçesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık ... hakkında, Perşembe Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 22.1.2009 tarih ve 2003/140-2009/7 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılığın, aynı yasa maddesinin 4-d fıkrasındaki yetkiye dayanılarak Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında, 5237 sayılı T.C.Y.'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi ile cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin (10) ve (11) numaralı bentlerin hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 8.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.