2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/22780 E. , 2018/9708 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, boşanmaya ilişkin olup mahkeme, “davacının gider avansını tanınan kesin sürede yatırmadığını” gerekçe göstererek davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddetmiş, kararı taraflar temyiz etmiştir.
Mahkeme, velayete esas olmak üzere sosyal hizmet uzmanından, rapor alınmasına karar vermiş, uzman için bilirkişi ücreti olarak (400 TL.) belirlemiş, bu giderin yatırılması için davacıya iki haftalık kesin süre vermiş, davacı bu gideri yatırmamıştır. Mahkemenin dava şartı noksanlığı olarak kabul ettiği ve davanın usulden reddine gerekçe yapılan gider budur.
Avans bilirkişi incelemesi için istendiğine göre, delil için istenmiş demektir. Delil için belirlenen avansın, verilen kesin süre içinde yatırılmamış olması, davanın usulden reddini değil, sadece talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılmayı gerektirir (HMK.mi.324/2). Bu bakımdan “delil avansı”, “dava şartı" olarak kabul edilen "gider avansı" kapsamında değildir. Dava şartı olan gider avansı, Gider Avansı Tarifesinin (R.G.30.09.2011 gün ve 28070 sayı) 4. maddesinde gösterilen “taraf sayısının beş katı tutarındaki tebligat gideri” ve “diğer iş ve işlemler için gösterilen gider”dir. Öyleyse “delil için” istenen avansın, dava şartı olarak kabul edilmesi ve yatırılmadığı için davanın usulden reddi kanuna aykırıdır. Kaldı ki mahkemenin çocuğun ve tarafların barınma, geçim kaynakları ile, ekonomik/sosyal durumları konusunda, taraflardan bilgi edinmesi, onlardan açıklama istemesi, gerektiğinde, tanıkların beyanına başvurması mümkündür. Bu şekilde bilgi toplandıktan sonra daha az giderle (talimat posta gideri) bünyesinde uzman bulunduran (4787 s. Kanun md.5) bir mahkemeden istinabe yoluyla uzman bilirkişi incelemesi yaptırması da mümkündür. O halde işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.