13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2018/1819 E. , 2018/7095 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı emlak komisyoncusu olduğunu, davalının taşınmaz almak için kendisine başvurduğunu ve portföyünde bulunan taşınmazların gösterildiğini, davalının taşınmazı almaya karar verdiğini ve buna ilişkin 3.1.2012 tarihli sözleşme imzalandığını ve tapuda satış işlemi gerçekleşmesine rağmen sözleşme gereğince davalının ödemesi gereken komisyon ücretini ödemediğini, bu bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tellalık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, 3.1.2012 tarihli sözleşme ile davalıya gösterilen taşınmazın davalı tarafından satın alınmasına rağmen ücretinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise, sözleşmede 3 adet daire gösterilmişse de iki adet dairenin kendisine gösterildiğini ve bu dairelerden hiçbirini satın almadığını, satın alınan taşınmazın kendisine gösterilmediğini, bu kısmın sözleşmeye sonradan eklendiğini, sonradan eklenen bu daireyi sahibinden satın aldığını, bu nedenle komisyon ücretinden sorumlu olmayacağını savunmuştur.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanları da göz hükme esas alınarak satın alınan taşınmaz yönünden davacının alıcı ve satıcıyı bir araya getirerek alım-satıma ilişkin sözleşme kurulmasının gerçekleştirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme geçerli olup, dava değeri itibarı ile somut olayda tanıkta dinlenemez. Satın alınan dairenin sözleşmeye sonradan eklendiğinin ispat yükü davalı da olup, davalı bu hususu yazılı delillerle ispat edememiştir. Bu halde sözleşmede yazılı dairenin davalı tarafından satın alındığı da dikkate alındığında, davacının tellallık ücretini istemeye hak kazandığının kabulü gerekir. O halde, mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşme göz önünde bulundurularak hesaplanacak tellallık ücreti yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.