Esas No
E. 2012/14295
Karar No
K. 2013/7412
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2012/14295 E.  ,  2013/7412 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı

Zehra Küçüker ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 05.10.2012 gün ve 1253/745 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili, tarafların 1986 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde alınan ...’deki 3355 ada 4 parsel üzerindeki 30 nolu bağımsız bölüm ile ...’da bulunan 1018 parsel üzerindeki 40 nolu bölümün edinilmesinde büyük oranda vekil edenin katkı sağladığını açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 30.000 TL'nın dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, boşanma davasında davacıya büyük oranda tazminat ödediğini, müvekkilinin yüksek gelire sahip olduğunu açıklayarak davanı reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacının 1018 parsel üzerindeki 40 nolu taşınmazın edinilmesine katkıda bulunduğunu kanıtlayamadığı, 3 dava konusu 355 ada 4 parsel üzerindeki 30 nolu bağımsız bölümün edinilmesine kişisel mal varlığıyla yaptığı katkıdan dolayı 78.255 TL katkı payı alacağı belirlendiği ancak taleple bağlılık ilkesi uyarınca 30.000 TL alacağın taşınmazın değer tespiti yapıldığı 06.06.2012 tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar, 25.07.1986 tarihinde evlenmişler, 20.07.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 11.12.2007 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra bir yıl içinde başka mal rejimi seçilmediğinden, taraflar arasında bu tarihe kadar 743 Sayılı TKM.nin 170.maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten sonra ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202).Yanlar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 20.07.2007 tarihinde sona ermiştir (TMK.nun 225/2). Dava ve temyize konu 3355 ada 4 parsel üzerindeki 30 nolu bağımsız bölüm 16.04.1999 tarihinde satış yolu ile davalı ... adına tescil edilmiştir.

Toplanan deliller ve dosya kapsamından; davanın mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen 30 nolu bağımsız bölüme ilişkin 743 sayılı TKM.nun 170.maddesi uyarınca katkı payı alacağına ilişkindir.

Davacı tarafça katılma alacağının ödenmesine ilişkin bir istek ileri sürülmüş değildir. O halde; faiz isteği TMK.239/son maddesine göre değil, Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Her dava açıldığı tarihteki hükümlere tabidir. Bu açıklamalar karşısında davalı taraf daha önce temerrüde düşürülmediğinden yasal faiz dava tarihinden itibaren başlatılması gerekirken, taşınmaz değerinin belirlendiği 06.06.2012 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ise de temyiz edenin sıfatı ve aleyhe bozma yasağı ilkesi dikkate alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıda gösterilen nedenler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dava; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmaza yönelik katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değeri esas alınarak davacının katkı payı alacağı belirlenmiştir. Ancak katkı payı alacağı davasında, taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değeri değil, dava tarihindeki değeri üzerinden davacının katkı payı alacağının belirlenmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca; davalı taraf aleyhine olacak şekilde taşınmazın karar tarihindeki değeri üzerinden davacının katkı payı alacağının belirlenmesi isabetsizdir.

Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün bu bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve 446,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog