Esas No
E. 2013/16135
Karar No
K. 2013/15589
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2013/16135 E.  ,  2013/15589 K.

"İçtihat Metni".....

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, ..

2.İcra Müdürlüğü’nün 2012/4517 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, .....

1.İcra Müdürlüğü’nün 2012/4517 sayılı Talimat dosyasında yapılan 22.08.2012 günlü hacze konu elektrik panolarının davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, haciz tarihinde çıkan yangın nedeni ile hacizden en erken 05.11.2012’de haberdar olduklarını, fabrika binasının mülkiyeti davacıya ait olan taşınmazın mütemmim cüz’i olduğunu, panoların yerinden sökülerek muhafaza altına alındığını, bu nedenle kullanılamaz duruma gelmesine neden olacağını, borçlunun davacı şirketin taşeronu olması dışında haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, aradaki sözleşmenin 16.06.2012 itibarı ile feshedildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı alacaklı vekili, istihkak iddiasının 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediğini, diğer yandan dava konusu hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, davacı şirket yetkilisinin mahcuzların bir başka taşeron firmaya ait olduğunu söylediğini, istihkak iddiasının samimi olmadığını, bununla ilgili üçüncü kişinin adı belirtilmediğinden takibin devamı yönünde karar verilemediğini davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haciz adresinde yapılan 22.08.2012 tarihli hacizde davacı şirket temsilcisinin hazır bulunduğu, ancak davanın 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile süre aşımından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer ve davalı alacaklı vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir -//- 2013/16135-15589 -2-

2.Dava, üçüncü kişi tarafından İİK’un 96. vd. maddeleri uyarınca açılmış bulunan “istihkak” davası niteliğindedir.

AAÜT’nin 7/2. maddesinin de dikkate alınması gerekirdi. Anılan maddede: “…(2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur…” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda da dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verildiğine göre karar tarihi itibarı ile yürürlükte AAÜT’nin 7/2. maddesinin dikkate alınması, davalı alacaklı yararına 440,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirdi. Diğer yandan davalı borçlu vekâletname ve mazeret dilekçesi sunarak davayı takip etme iradesini ortaya koymuş, mahkemece mazeretin kabulüne karar verildiği halde aynı oturumda hüküm verilmiştir. Oysaki borçlunun katılacağı sonraki oturumlarda, davaya karşı çıkması ya da davayı kabul beyanı kimin lehine ne miktarda vekâlet ücreti tayin edileceği konularında belirleyici olacaktır. (AAÜT 6. maddesi) Kaldı ki istihkak davasını kabul etmese bile bu kez borçlu taraf yararına vekâlet ücreti takdir ve tayin edilirken yine karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2. maddesinin gözetilmesi gerekecektir. Belirtilen bu hususlar dikkate alınmadan vekâlet ücreti yönünden yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30'er TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı adesine 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. .....

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İİK md.366/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.