Esas No
E. 2013/15182
Karar No
K. 2013/15004
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2013/15182 E.  ,  2013/15004 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Katkı payı alacağı

... ile ... ve ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 24.09.2010 gün ve 279/349 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeni ile davalının 31.08.1992 yılında evlendiğini, vekil edenin ...'da iyi bir gelire sahipken davalının herhangi bir geliri bulunmadığını, evlilik birliği içinde edinilen ve davalı adına tescil edilen 642 ada 365 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından kardeşinin kayın babasına devredildiğini, davacının taşınmazın alımında ve döşenmesinde en azından 1/2 payının bulunduğunu açıklayarak davalılardan ... üzerindeki tapu kaydının iptaliyle 1/2 payın vekil edeni adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 6.500,00 TL'nin davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... davacı ile 1992 yılında evlendiklerini, davacının 1993 yılında ...'ya gittiğini, 2 yıllık çalışma yasağından sonra 1995 yılında çalışmaya başladığını, taşınmazı davacının teyzesine aitken temizlik ve çocuk parası ile biriktirdiği 30.000 DM'yi vererek satın aldığını, davacının taşınmazın edinilmesi sırasında borcu nedeniyle edinilmesine katkıda bulunmadığını bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteğinin taşınmaz aile konutu niteliğinde bulunmadığından ve katkıdan kaynaklanan alacağın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar, 31.08.1992 tarihinde evlenmişler, 16.04.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin yabancı mahkeme kararının 16.04.2008 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihi olan 31.08.1992 tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 16.04.2008 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Toplanan deliller, dosya kapsamı, dava dilekçesinin içeriği, taraflar arasındaki evlenme tarihi ve 642 ada 365 parselin 27.09.1998 olan tarihine göre davacının talebi 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı geçerli olduğu dönemde edinilen malvarlığına yapılan katkıdan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. 743 sayılı TKM'nin yürürlükte olduğu; 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Mahkemece davacı katkısını kanıtlamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dosya kapsamına göre taraflar, ...’da çalışmak suretiyle gelir elde etmişlerdir. Mahkemece tarafların çalışma ve gelirlerine ilişkin kayıt ve belgeler getirtilerek taşınmazın alınmasına tarafların hangi oranda katkıda bulunduğu usulüne uygun olarak belirlenmemiş ve davacının katkı payı alacağı saptanmamıştır.O halde; mahkemece, iddia ve savunmalar ile tanıkların beyanları dikkate alınarak tarafların her birinin yurt dışındaki çalışmalarına ilişkin kayıt ve belgelerin eksiksiz olarak getirtilmesi, taşınmazın edinildiği tarihteki toplam gelirlerinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının belirlenebilmesi için, konunun uzmanı bilirkişi kurulundan rapor alınması suretiyle davacı ile davalının çalışmaları karşılığında elde ettikleri gelirle sağlayabilecekleri katkı miktarının ayrı ayrı saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, 642 ada 365 parselin edinilmesinde kullanılan davalıya ait ziynetlerin satımından elde edilen miktar kişisel mal olduğundan taşınmazın dava tarihindeki değerinden düşüldükten sonra kalan miktar ile katkı payı oranı çarpılarak katkı payı alacağının tespit edilip ondan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog