Esas No
E. 2012/10707
Karar No
K. 2013/4335
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2012/10707 E.  ,  2013/4335 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 17.05.2012 gün ve 182/420 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, vekil edeninin evlilik birliği içinde kooperatif üyeliği yoluyla davalı koca adına tescil olan 7046 ada 54 parseldeki 4 numaralı bağımsız bölümün edinilmesine katkıda bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 27.000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili ile vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın edinildiği tarihten dava tarihine kadar Borçlar Kanunu'nun 125. maddesine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının katkısı bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 17.12.2009 tarih 2009/388-1028 Esas-Karar sayılı karar ile yurtdışında verilen boşanma kararının kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar TMK'nun 178. maddesine göre zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece 13.07.2010 tarih 2010/855-3896 Esas-Karar sayılı bozma ilamında; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Borçlar Kanunu'nun başka türlü hüküm mevcut olmadığı takdirde TMK'nun 5. maddesi yoluyla her dava için öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresini öngören 125. maddesindeki düzenlemenin uygulanması gerektiği açıktır. Mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde tüm taraf delillerinin toplanması ve uyuşmazlığın esası bakımından karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın edinildiğinin ve katkıda bulunulduğunun ileri sürüldüğü tarih itibariyle uyuşmazlığın 01.01.2002 tarihinden önceye ilişkin olduğu gözden kaçırılarak yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.” işaret edilmiştir. Davacı vekili bozma ilamı sonrası yeniden yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 12.12.2011 tarihli dilekçe ile dava değerini 49.718,00 TL olarak ıslah ettiklerini bildirerek, aynı tarihte ıslah harcını yatırmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, 27.000 TL 'nin dava tarihi olan 16.07.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve ıslah edilen 22.718 TL 'nin ıslah tarihi olan 12.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; taraflar 31.07.1980 tarihinde evlenmişler, Russelsham Sulh Hukuk (Aile) Mahkemesi'ne açılan ve 10.01.2006 tarihinde kesinleşen boşanma davasının kabulü yönündeki hükmün tenfizine ilişkin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/354 Esas, 2007/262 Karar sayılı hükmünün 14.04.2008 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur. Başka mal rejimi seçilmediğinden (4722 sayılı Kanunun 10. m.) eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM'nin 170. md), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK'nun 202 ve 225. m.). Dava konusu ... Buca 7046 ada 54 parseldeki 4 numaralı bağımsız bölüm 21.05.1986 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. Davalı vekilinin aşağıda yazılı husus dışındaki diğer tüm temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE. Ancak, davacı vekilince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerinin ıslahı mümkün ise de; 04.02.1948 gün ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve ilgili Yargıtay Hukuk Daireleri'nin yerleşmiş inançları gereğince "bozmadan sonra ıslah yapılamaz" ilkesi geçerlidir. Hal böyle olunca, Mahkemece, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak, 27.000,00 TL üzerinden hüküm kurulması gerekirken, ıslah ile belirlenen rakam da dikkate alınarak, hüküm kurulması doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 738,35 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog