8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/485 E. , 2013/9861 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasınn kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 13.05.2011 gün ve 296/79 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, vekil edeni ile davalının 4.7.1996 tarihinde evlendiklerini, evlilik birliği devam ederken 995 ada 10 parselde kayıtlı ... Konut Yapı Kooperatifinin C Blok 3 nolu dairesini edindiklerini, kooperatif hissesinin davalı adına alındığını, kura çekildikten sonra aralarında anlaşmazlıklar başladığından davalının mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak babası ...’a değerinin altında 26.3.2004 tarihinde satış göstermek suretiyle devrettiğini, taşınmazın edinilmesine katkısı bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 22.000 TL katkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili sonradan birleştirilen 2006/114-158 Esas ve Karar sayılı dosyada ise, asıl davada sehven faiz isteğinde bulunulmadığını açıklayarak, talep edilen alacağa asıl dava tarihinden (24.11.2011) itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif aidatlarının vekil edeni tarafından elde ettiği kazancı ile ödendiğini, davacının katkısının bulunmadığını, kaldı ki davacının evlilik birliği devam ederken vekil edeninden gizli olarak bir başka kooperatife üye olduğunu, 2003 yılına dek aidatlarının davacı tarafından ödendiğini, durumun ortaya çıkması üzerine de aynı yıl üçüncü kişiye muvazaalı olarak devrettiğini, oysa birlikte elde edilen gelirlerle davalıdan habersiz bir biçimde gerçekleştirilen kooperatif üyeliğinden ve sonuçlarından davalıyı mahrum bırakmak amacıyla hareket ettiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine, davacının hak kazandığı alacak miktarının bilirkişi marifeti ile tespit ettirilerek, alınan raporun dosya kapsamına uygun bulunduğu açıklanmak suretiyle 9.809,89 TL katkı payı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz dilekçesinde, birleşen dava ile faiz talebinde bulunduklarını ancak Mahkemece bu hususta bir karar verilmediğini, asıl dava ile temerrüde düşen davalı aleyhine, dava tarihi olan 24.11.2004 tarihinden itibaren veya bu talebin kabul edilmemesi halinde ise birleşen dava tarihinden (12.9.2006) itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği halde faize hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğunu açıklayarak Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Taraflar 04.07.1996 tarihinde evlenmiş, 09.06.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 28.05.2006 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM.nin 170. m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m.) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK.nun 202.m). Dava konusu 995 ada 10 parseldeki C Blok 3 nolu taşınmaz davalı kadının 24.5.1999 tarihinde kooperatife üye olması, evlilik içinde yapılan ve 26.2.2004 tarihinde sona eren ödemeler sonunda edinilmiş ve kadın tarafından üyelik hakkı 26.3.2004 tarihinde 13.200 TL bedel ile babası ...’a satılmıştır. Ardından Kooperatifin feshi ve ferdileşme suretiyle 12.7.2004 tarihinde tapu ... adına oluşmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde mahkeme hükmünü faiz bölümü yönünden temyiz ettiğini bildirmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın evlilik birliği devamında edinildiği, ödemelerin bir bölümünün 743 sayılı TKM'nun yürürlükte bulunduğu dönemde, bir bölümünün ise 4721 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden sonra gerçekleştirilmiş olduğu, 1.1.2002 tarihinden önceki ödemelere davacının katkısının bulunmadığı, mahkemece uyulan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 1.1.2002 sonrasındaki ödemelerin tarafların edinilmiş mallarından karşılandığı (TMK.nun 219.md), ve bu dönemdeki toplam ödeme miktarının taşınmazın satış tarihindeki (TMK.nun 235/son) değerine oranı bulunarak elde edilen miktarın yarı oranındaki bölümünün davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Davacı katkı payı ile katılma alacağı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, katılma alacağı isteği yönünden dava kısmen kabul edilmiştir. Öte yandan davacının birleşen dava ile faiz isteği de bulunmasına rağmen bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı TMK.nun 239.maddesinin ''Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür'' şeklindeki 3. fıkrası uyarınca, tasfiye karar ile birlikte gerçekleştiğinden belirlenen katılma alacağına karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.