Esas No
E. 2013/3751
Karar No
K. 2013/5698
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2013/3751 E.  ,  2013/5698 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

... mirasçıları ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.03.2012 gün ve 401/144 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinin ekinde sunduğu miras taksim sözleşmesine dayanarak, dava konusu 342 ada 59 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. 24.05.2010 tarihli yargılama oturumunda, nizalı taşınmazın tapuda merek ve bahçe vasfı ile kaydedildiğini, mereke ilişkin davadan feragat ettiklerini açıklamış ve beyanını usule uygun şekilde imzası ile onaylamıştır. Yargılama sırasında davacının 03.08.2010 tarihinde ölmesi üzerine mirasçıları vekilleri aracılığıyla davayı takip etmiştir.

Davalı, 27.06.2008 tarihli celsede; davacı ile miras taksim sözleşmesi yapmadıklarını, davacının payını satın aldığını, 04.10.1986 tarihli taksim senedindeki imzanın kendisine ait olup olmadığını çıkaramadığını, 19.11.2008 tarihli yargılama oturumunda; gösterilen arazi taksim senedi içinde bulunan imzanın kendisine ait olduğunu, davacının taşınmazın tamamında hak sahibi olmadığını, davayı 1/2 hisse yönünden kabul ettiğini, 23.03.2011 tarihli keşifte ise; her ne kadar senette dava konusu taşınmazın tamamı davacıya ait gibi gözükse de; bu senette taşınmazın dış sınırlarının çizildiğini, sonra aralarında yapılan taksime göre uyuşmazlık konusu taşınmazın arktan kuzey tarafının davacıya, güney tarafının kendisine kaldığını, yıllardır bu şekilde kullanıldığını, 58 parselin davacı, nizalı 59 parselin de kendi adına tespit edildiğini, davayı kısmen kabul ettiğini söylemiştir.

Mahkemece, ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne; 342 ada 59 parselde kayıtlı taşınmazın davalı Mustafa oğlu ... adına olan tapu kaydının iptali ile... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.09.2010 tarihli ...Esas, 2010/369 Karar sayılı muris ... veraset belgesindeki payları oranında davacı mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Dava konusu 342 ada 59 parsel sayılı taşınmazın, 08.05.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 654,34 m2 yüzölçümü ile belgesizden, davalı adına tespitinin yapıldığı ve tutanağının itirazsız olarak kesinleşmesi ile 19.07.2007 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosya içerisinde bulunan 04.10.1986 tarihinde düzenlenen davacı ve davalının imzası bulunan "arazi taksim senedidir” başlıklı miras taksim sözleşmesinin 2 nolu bendinde miras bırakanlarından (anne-baba) taraflara intikal eden taşınmazlardan "ağalık” semtinde doğusu köy yolu, batısı ... bahçeleriyle çevrili bahçenin davacıya kaldığının belirtildiğine, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların taksim senedinin yön ve mevkii itibariyle dava konusu taşınmaza uyduğu şeklindeki anlatımlarından taraflarca sözleşmede davacıya verilen “ağalık mevkiindeki bahçe” olarak adlandırılan taşınmazın dava konusu parsel olduğu belirlendiğine, daha önce aynı taraflar arasında dava dışı parseller hakkında Kadastro Mahkemesi'nin 22.05.2008 tarih 2007/326 Esas, 2008/252 Karar sayılı kadastro tespitine itiraz davasında yine davalı tarafında yer alan davalı ...’ın aynı taksim senedine dayanarak, davanın reddini savunması üzerine Mahkemece anılan sözleşmeye itibar edilerek, davanın reddine karar verildiği ve kararın 21.10.2008 tarihinde kesinleşmesiyle bu sözleşme hukuki değer taşıdığına göre, davalının aşağıda belirtilen husus dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

HUMK'nun 74. (HMK'nun 26.) maddesi uyarınca hakim tarafların isteği ile bağlı olup, ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez. Kural olarak ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre; HUMK'nun 95. maddesine göre (HMK'nun 311.m.) feragat, kabul gibi irade beyanları, HUMK'nun 151. maddesi (HMK'nun m. 154, 155) hükmü uyarınca yöntemine uygun bir biçimde belgelendirilmiş olmak koşulu ile HUMK'nun 237. maddesi (HMK'nun 303.m.) hükmünde düzenlenen biçimde maddi anlamda kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Feragat ve kabul tek taraflı tasarruflardan olup, hiçbir zaman karşı tarafın da kabulüne bağlı olmayıp belgelendirildiği anda dava kendiliğinden son bulur. Somut olayda; feragat yetkisine sahip olduğu dosya arasındaki vekâletname ile anlaşılan davacı vekili 24.05.2010 tarihli yargılama oturumunda, nizalı taşınmazın tapuda merek ve bahçe vasfı ile kaydedildiğini, mereke ilişkin davadan feragat ettiklerini açıklamış ve beyanını usule uygun şekilde imzası ile onaylamıştır. Hal böyle olunca, Mahkemece, tapu kaydında “merek” olarak belirtilen kısmın ve zorunlu kullanım alanının keşfen belirlenip, Teknik Bilirkişiye işaretletilip, yüzölçümü hesaplatılarak, bu alana ilişkin davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, istek dışına çıkılarak HUMK'nun 74. (HMK'nun 26.) maddesine aykırılık oluşturacak biçimde davanın tamamının kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 257,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog