Esas No
E. 2013/4830
Karar No
K. 2013/16665
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2013/4830 E.  ,  2013/16665 K.

"İçtihat Metni"......

... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dai.......verilen 06.12.2012 gün ve 250/618 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, davacı ve davalının evli iken 2008 yılında boşandıklarını evlilik birliği içinde 9355 ada 14 parsel 19 numaralı bağımsız bölüm ile 190 ada 13 parsel 13 numaralı bağımsız bölümün edinilerek davacı adına tescil edildiğini açıklayarak her iki taşınmazın tapusunun iptaliyle 1/2 payın davacı adına tesciline veya fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir taşınmaz için 10.000'er TL'den toplam 20.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; 190 ada 13 parsel 13 numaralı bağımsız bölümün mal rejimi sona erdikten sonra 01.02.2010 tarihinde edinildiğini, 9355 ada 14 parsel 19 numaralı bağımsız bölümün ise 21.03.2006 tarihinde banka kredisi ile edinildiğini, kredi ödemelerinin davalının kardeşi ve oğlu tarafından yapıldığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, 190 ada 13 parsel 13 numaralı bağımsız bölümün taraflar arasındaki mal rejimi sona erdikten sonra edinildiğinden ve edinilmiş mal niteliğindeki 9355 ada 14 parsel 19 numaralı bağımsız bölüme ilişkin ayni hak talebinde bulunulamayacağından bu iki taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil ile 13 numaralı bağımsız bölüme ilişkin katılma alacağı isteğinin reddine, 19 numaralı bağımsız bölüme ilişkin 8.359,75 TL katılma alacağının davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü davalı vekili ve redde ilişkin bölümü ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz edilen hüküm Aile Mahkemesi'nce verilmiştir. HUMK'nun 432.maddesi hükmüne göre temyiz süresi onbeş gündür. Aynı Kanun'un 434.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre, temyiz isteği harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Somut olayda, hüküm davacı vekiline 15.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ...... davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi 31.01.2013 tarihinde hakimlikçe havale edilmiş ve alınması gerekli temyiz harçları aynı tarihte tahsil edilmiştir. Hükmün tebliğ tarihi ile harçların alındığı tarihe kadar onbeş günlük temyiz süresi geçmiş bulunmaktadır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemi geçersiz olduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4.maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Taraflar, 19.08.1989 tarihinde evlenmişler, 22.11.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararının 16.04.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden eşler arasında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejimi, ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 22.11.2007 tarihine kadar TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dosya kapsamı ve dava dilekçesindeki açıklamalar ve 9355 ada 14 parsel 19 numaralı bağımsız bölümün edinme tarihi olan 21.03.2006 tarihine göre; davacı vekilinin talebi taşınmaz üzerindeki katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda eklenecek değerlerden (TMK. m. 229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK. m. 219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK. m. 231) yarısı üzerinden (TMK. m. 236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gereklidir. Dava konusu taşınmaz 21.03.2006 tarihinde banka kredisi kullanılarak edinilmiş olup taşınmaz için 65.000,00 TL'lik banka kredisi kullanılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda taşınmazın karar tarihine en yakın değerinden dava tarihindeki toplam ana para borcu düşülerek kalan miktarın yarısına katılma alacağı olarak karar vermek gerekli iken hatalı bir hesaplama ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamakla birlikte, hüküm davacı vekilinin süresi içinde temyizi bulunmadığı ve aleyhe bozma yasağı gereğince bozma konusu yapılmamıştır. Ancak, TMK'nun 239/2 maddesi gereğince katılma alacağına karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekli olup, Mahkemece Yasa'nın amir hükmüne aykırı olarak dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması doğru görülmemiştir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 3. bendinden ''... dava tarihinden ... ibaresinin çıkarılarak ... karar tarihinden...'' ibaresinin eklenerek HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30'ar TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ........

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K4721 md.170
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog