8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/16631 E. , 2013/17237 K.
"İçtihat Metni".....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili,......Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca,......2011/595 sayılı Talimat dosyasında yapılan 07.06.2012 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Aynı taraflar arasında başka takip dosyalarından aynı yerde yapılan hacizler ile ilgili ....... Mahkemesi’nde 2012/286 ve 287 Esas sayı ile açılan dava dosyalarının bu dava dosyası ile maddi ve hukuki bağlantı içinde bulunduğu düşünülerek birleştirme kararı verilmiş ve üç dosyanın yargılamasına 2012/371 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinde daha önce iki kez haciz yapıldığını, bu sırada faaliyet gösteren şirketin yetkilisi ve ortağının davacı şirketinki ile aynı kişi olduğunu, bu hacizlerle ilgili satış evrakının borçluya tebliğ edildiğini, davacı üçüncü kişi şirket ve borçlu arasında organik bağ bulunduğunu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: borçlunun haciz adresindeki faaliyetini alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak üçüncü kişi üzerinden sürdürdüğü, davacı ve borçlu arasında gerçek bir iş yeri devri olsa bile üçüncü kişinin işletmenin borçlarından sorumlu olacağı, diğer yandan istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli delillerin de sunulamadığı, tazminata ilişkin yasal koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. .......
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Asıl dava ile birleştirilen diğer iki dosyanın tarafları aynı olsa da; farklı takip dosyalarından yapılan hacizlere ilişkin olduğu, mahcuzların bu davaya konu eşyalar ile aynı eşyalar olduğu yönünde bir iddia ve savunmanın da bulunmadığı anlaşılmaktadır. İstihkak iddiaları farklı takip dosyalarına ilişkin olduğuna göre; her bir dava dosyasının kendi koşulları içinde ele alınması, sunulan delilerin de buna göre tartışılması gerekir. Gerçekten de her bir takip dosyasında borcun doğum tarihi, mahcuzların türü ve değeri, haczin yapılış şekli, vb. hususlar birbirinden farklıdır. Sunulan delillerin sağlıklı bir biçimde değerlendirilebilmesi için öncelikle birleşen dava dosyalarının ayrılmasına karar verilmesi gerekir. Belirtilen hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Davacı üçüncü kişi vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 433,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. ........