Esas No
E. 2012/13004
Karar No
K. 2013/5954
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2012/13004 E.  ,  2013/5954 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile Mah. sıfatıyla ) Mahkemesi

... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının reddine dair ... Asliye Hukuk (Aile Mah. sıfatıyla) Mahkemesi'nden verilen 19.04.2012 gün ve 235/176 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili, tarafların evlilik birliği içerisinde dava konusu 346 ada 6 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazı edindiklerini, sonrasında üzerine ev inşa ettirdiklerini, boşanma sürecinde vekil edeninin hiçbir taşınır eşyasını almadan evden ayrılmak zorunda kaldığını açıklayarak, müşterek konutta vekil edenine ait taşınır malların ve mal rejiminin tasfiyesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere nizalı taşınmazın değerinin ½'si olan 10.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir. Mahkemece, ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların 13.02.1997 tarihinde evlendikleri, 28.03.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 28.04.2010 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliğinin son bulduğu görülmüştür. 4721 sayılı TMK'nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağına, taraflar arasında başka bir mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK'nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacakları tartışmasızdır.

Öncelikle, dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemelerce doğrudan doğruya (resen) gözönünde tutulur. Dosya arasında delil olarak bulunan,... Asliye (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Hukuk Mahkemesi'nin 2008/27 Esas ve ...Karar sayılı dosyasında eldeki davanın davalısı ...'in annesi olan dava dışı Hatice Tekin 27.11.2008 tarihli dilekçesi ile, davalının akli dengesinin bozuk olduğunu ileri sürmüştür.

Bu kapsamda, davalının 4721 sayılı TMK'nun 405 ve devamı maddeleri uyarınca vesayet altına alınıp alınmadığı ilgili Sulh Hukuk Mahkemelerinden araştırılmamıştır.

Öte yandan, uyuşmazlık konusu 346 ada 6 parsel sayılı taşınmaz, arsa vasfı ile 743 sayılı TKM'nin 170. maddesine göre eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde 11.09.1998 tarihinde edinildiğine göre; taraflar arasındaki arsaya ilişkin uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Ne var ki, dosya kapsamına göre, taşınmaz üzerinde bulunan binanın ne zaman inşa edildiği konusunda tereddüt bulunmaktadır. Dava dilekçesinde, binanın arsa alındıktan sonra inşa edildiği açıklanmış, dinlenen davacı tanıkları binanın sonradan inşa edildiğini bildirmişlerdir. Ancak, mahkemece, davacıya binanın inşaatının ne zaman başlandığı ve bitirildiği açıklattırılmamış, bu konuda gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur.

Bu durum, nizalı binanın tabi olacağı mal rejiminin tespitinde önem arz etmektedir. Şöyle ki, bina 01.01.2002 tarihinden sonra yapılmış (veya bu tarihten sonra yapılan kısımları bakımından) ve tamamlanmış ise, binanın yapımında edinilmiş malların harcandığının (TMK'nun 222.maddesi son fıkrası hükmüne göre davalı tarafça aksi ispat edilebilir) kabulü gerekir. Öte yandan, Mahkemece, davacıya hangi taşınır malları dava konusu yaptığı açıklattırılmadığı gibi, gerekçesinde de bu isteğe ilişkin değerlendirmelerde bulunulmamıştır. Eş anlatımla, davacının eşya alacağına ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.

Hal böyle iken, Mahkemece, davalının 4721 sayılı TMK'nun 405 ve devamı maddeleri uyarınca vesayet altına alınıp alınmadığının ilgili Sulh Hukuk Mahkemeleri'nden araştırılması; davalı kısıtlanmış ise, vasisinin davaya dahil edilmesi, vasiye savunma ve delillerini sunmaları için süre ve imkan tanınması, bundan ayrı davacı tarafa, dava konusu 346 ada 6 parsel sayılı taşınmazın " arsa " hali, taşınmaz üzerinde sonradan inşa edilen bina ve taşınır mallar bakımından dava dilekçesinde gösterilen dava değerinin kalem kalem açıklattırılması, hangi uyuşmazlık konusu mal bakımından ne kadar istenildiğinin belirlenmesi, yine dava konusu yaptığı taşınır malları ve binanın inşaatının başlandığı ve bitirildiği tarihleri bildirmesi ve bu kapsamda delillerini sunması için süre ve imkan tanınması, taraf delillerinin yöntemine uygun şekilde toplanması, gerekirse konuda uzman bilirkişilerden rapor alınması, bu şekilde iddia ve savunma kapsamında tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog