Esas No
E. 2012/11969
Karar No
K. 2013/6329
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2012/11969 E.  ,  2013/6329 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, başkanı olduğu Yeşilova Sulama Birliğinin borçlarından şahsi malvarlığıyla sorumlu olmadığı ve borçların 6111 sayılı Kanun çerçevesinde yapılandırıldığı iddiasıyla arabasına konan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkeme, davacının şahsi malvarlığıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı ve borçların 6111 sayılı Kanun çerçevesinde yapılandırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki davaya ilişkin olarak, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, mülga 506 sayılı Kanunun 80., bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddelerinde düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanunun 80/12. maddesi, "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü; 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi de anılan maddeye paralel düzenleme getirerek, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. " hükmünü öngörmüştür. 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine göre ise; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin mal varlıklarıyla sorumlu olacağı düzenlenmiştir.

Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir. Öte yandan, 6111 sayılı Kanunun 20/3. maddesinde, "Bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir." hükmü öngörülmüştür.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde eldeki davada; öncelikle, davacının arabasına haciz konan icra takip dosyasının tümü davalı Kurumdan celbedilerek davadışı Yeşilova Sulama Birliğinin davalı Kuruma ödemediği borcun ait olduğu dönem/dönemler belirlenmeli; sonra, Yeşilova Sulama Birliğinde hangi dönem/dönemlerde davacının üst düzey yönetici ya da yetkili ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili olduğu belirlenip, bu kapsamda yapılacak değerlendirme ile Yeşilova Sulama Birliğinin dava konusu hacze neden olan borç nedeniyle davacının müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunup bulunmadığı tespit edilerek; sorumlu bulunmadığının tespiti halinde şimdiki gibi; sorumlu bulunduğunun tespiti durumunda ise, yapılandırılan borçların ödenip ödenmediği araştırılarak yukarıda belirtilen 6111 sayılı Kanun hükmü kapsamında yapılacak irdeleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog