Esas No
E. 2018/3269
Karar No
K. 2018/8235
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

19. Ceza Dairesi         2018/3269 E.  ,  2018/8235 K.

"İçtihat Metni"

"www......com.tr" isimli internet adresinde 14/07/2007 tarihinde http://arsiv. .....com.tr/ 2007/07/14/haber, F1D20ECA415D4F14BBCF12B8D3091E8A. html URL adresinde yayımlanan "Gizli Kasa Siyasetçi" başlıklı yazı sebebiyle ilgilisi ... vekilinin erişimin engellenmesi ile cevap ve düzeltme başvurusunun reddine dair Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/12/2016 tarihli ve 2016/7052 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/02/2017 tarihli ve 2017/1169 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 18/04/2018 gün ve 3696 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/04/2018 gün ve KYB. 2018/ 35146 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;

Her ne kadar tekzip talebine konu edilen ihtarnamenin tebliğinden sonraki 3 günlük yayının Mahkemeye ibraz edilmediğinden bahisle talebin usul yönünden reddine, keza itirazın da reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08/03/2011 tarihli ve 2007/17012 esas, 2011/2329 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; mahkemesince, düzeltme ve cevap hakkı ile ilgili olarak gerekli olan denetimin ve incelemenin yapılmasını temin anlamında mahkemeye sunulması gerekli olan üç günlük gazete nüshalarının sunulmadığından bahisle talebin reddine, keza itirazın da reddine karar verilmiş ise de, üç günlük gazete nüshalarının temini hususunda tekzip talebinde bulunan tarafa süre verilebileceği gibi, mahkemece de bu eksikliğin giderilebileceği ve sonucunda esas hakkında bir karar verilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Cevap yazısının hiç yayımlanmadığı savıyla tekzip istenmesi üzerine üç günlük gazete nüshasının eklenmediği gerekçesiyle verilen red kararı; tekzip isteyenin böyle bir yasal zorunluluğu bulunmaması nedeniyle yasaya aykırı olduğu gibi itiraz dilekçesine sözü edilen gazete nüshalarının eklenmiş olduğu da gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup," şeklindeki açıklamalara nazaran, bahse konu yayına ait nüshalarının temini hususunda tekzip talebinde bulunan tarafa süre verilebileceği gibi, mahkemece de bu eksikliğin giderilebileceği ve sonucunda esas hakkında bir karar verilebileceği gözetilmeden, itirazın yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuranın, İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi kanalıyla Ankara Sulh Ceza Mahkemesinden 16.12.2016 üst yazı muhabere evrak tarihli gönderdiği dilekçe ile "www......com .tr/2007/07/14/ haber, F1D20ECA415D4F14BBCF12B8D3091E8A.html" URL adresinde kendisi hakkında "Gizli Kasa Siyasetçi" başlıklı haber nedeniyle şeref ve haysiyetinin ihlal edildiği, iddia edilen olay sonrasında yapılan yargılama sonucu beraat ettiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle öncelikle haberin doğru bilgiler verilmesi masumiyet karinesi çerçeveisnde yayından kaldırılmasını, hazırladığı ve dilekçesine eklediği "düzeltme ve cevap metninin" ise aynı internet sitesinde aynı şekilde yayınlanmasını talep ettiği görülmektedir.

19.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'la değişik 5651 sayılı Kanun'da yer alan "içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi" başlıklı 9. maddesinde köklü değişiklikler yapılmış, Kanun'un eski halindeki gibi haberin kaldırılması veya düzeltme ve cevap metninin belli bir süre yayınlanması gibi tedbirler kaldırılmıştır.

Somut uyuşmazlığa gelince, başvuranın 16.12.2016 üst yazı tarihli dilekçesindeki talebinin reddine karar veren Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğince, dilekçeyle ulaşılmak istenen sonucun, olayın hukuki nitelemesinin ve uygulanacak ilgili mevzuatın hatalı yapılması suretiyle başvuranın talebinin hem ilgili yazının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığından hem de başvuranın adı geçen gazeteye noterlik kanalıyla yapmış olduğu bildirim usulüyle kaldırma başvurusunun tebliğini takip edecek şekilde ilgili gazetenin 3 günlük nüshalarının dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği görülmektedir. Başvuran vekilinin, karardaki gibi bir zorunluluk olmadığı ve haberin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğu gerekçesiyle yaptığı itiraz üzerine karar veren Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ise gerekçesiz bir şekilde kararda bir isabetsizlik olmadığından itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun Yararına Bozma gerekçesinin; internet üzerinden yapılan yayınlara erişimin engellenmesi konusuyla ve özellikle de 19.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'la değişik 5651 sayılı Kanun'la doğrudan ilgili olmayan 5187 sayılı Kanun'un 14. ve 18. Maddelerine dair Yargıtay 7. Ceza Dairesinin emsal niteliğinde bir kararına dayandığı, ancak Dairemizin somut olayla benzer mahiyette bir davada vermiş olduğu 05.06.2017 tarihli, 2016/15510 E.- 2017/5325 K. sayılı "unutulma hakkı" konulu güncel kararı ile benzer şekilde, haberin "basın özgürlüğü" veya "unutulma hakkı" sınırları içinde kalıp kalmadığının, başvuranın Kanun değişikliğinden sonraki talebinin bir "erişimin engellenmesi" talebi olarak kabul edilip edilmeyeceğinin de değerlendirilmesi sonucu Kanun Yararına Bozma talebine konu somut olay hakkında sağlıklı bir karar verilebileceği anlaşılmakla,

Kanun yararına bozma yoluna gelinen haberin yayınlandığı ve inceleme sırasında halen erişime açık olduğu tespit edilen "http://arsiv......com.tr/2007/07/14/haber, F1D20ECA415 D4F14BBCF12B8D3091E8A.html" URL adresine erişimin engellenmesi kararı verilmemesi karşısında, Adalet Bakanlığınca yukarıda yazılı gerekçelerle 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında Kanun Yararına Bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.