8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/3226 E. , 2013/13493 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı ve katılma alacağı
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 06.11.2012 gün ve 245/806 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili davacı ve davalı arasındaki boşanma davasının kesinleştiğini, davacının evlilik birliği içinde davalıya ait dükkanda ve değişik işlerde çalışarak elde ettiği gelir ile davalı adına kayıtlı bulunan ve halen konut olarak kullanılan 3945 ada 30 parsel 2 nolu bağımsız bölümde katkısı olduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL'nin davalı kocadan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili 23.05.2011 tarihli cevap dilekçesinde, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını açıklamış ve 20.05.2011 tarihli dava dilekçesiyle; davalının 1990 yılından itibaren ... yetkili servisinde ve mesai sonrasında kendisine ait atölyede çalışarak gelir elde ettiğini, elde ettiği gelir ile 38947 ada 1 parsel 11 ve 12 numaralı iki adet dükkanı satın alarak eşi olan davacı adına tescil ettirdiğini, yine evlilik birliği içinde elde ettiği para ile davacı adına açılan hesaptaki 13.000 USD üzerinde paranın biriktiğini açıklayarak taşınmazlardan kaynaklanan 15.000 TL katkı payı bedeli ile bankada bulunan paranın yarısı olan 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davada, bankada davacı-karşı davalı kadın adına açılan hesapta bulunan para edinilmiş mal olduğundan katılma alacağına ilişkin talebin kabulüne ve 38947 ada 1 parsel 11 ve 12 parsellere ilişkin talebin katkı ispatlanmadığından reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 07.09.1990 tarihinde evlenmişler 21.10.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 08.06.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 21.10.2008 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Mahkemece katılma alacağı olarak 5.493,22 TL'nin davacı- karşı davalı kadından alınarak davalı-karşı davacı kocaya verilmesine ve davalı- karşı davacı kocanın katkı payına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu ... nolu USD hesabı 12.02.2007 de açılmış olup 10.09.2008 tarihinde davalı tarafından kapatılmış, 38947 ada 1 parsel 11 ve 12 nolu bağımsız bölümler ise 22.12.2000 tarihinde satıştan davalı adına tescil edilmiştir. Dava, taşınmazlar yönünden Mülga 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde taraflarca edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı ve bankada bulunan para yönünden 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağına ilişkindir. 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağına ilişkin davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir. Somut olayda davalı adına açılan banka hesabında bulunan para mal rejiminin sona erdiği tarih olan 21.10.2008 tarihinden 1 ay 10 gün önce davalı tarafından 21.300 USD olarak çekilmiştir. 10.573,56 USD davalı adına açılan hesaba davalının kardeşi tarafından yatırıldığından kişisel mal olup kalan miktar olan 10.986,44 USD edinilmiş maldır. Hal böyle iken mahkemece bu miktarın yarısı olan 5.493,22 USD karşılığı TL'ye katılma alacağı olarak karar vermek gerekirken, hesaptaki paranın USD niteliği gözden kaçırılarak 5.493,22 TL ye hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı-karşı davacı vekilinin 38947 ada 1 parsel 11 ve 12 parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince, yukarıda açıklandığı üzere davacının talebi Mülga 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde taraflarca edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağına ilişkindir. Toplanan delillerden ve özellikle tanık beyanlarından kocanın evliliğin başından beri çalışarak gelir elde ettiği, buna karşılık kadının da davacının ... yetkili servisinde çalışması nedeniyle kocanın dükkanda bulunmadığı zamanlarda dükkanda çalışarak gelir elde ettiği saptanmıştır. Çalışmasıyla gelir elde eden davacının taşınmazların edinilmesinde katkısının bulunduğunun kabulü gereklidir. Bu halde Mahkemece yapılacak iş; evliliğin başından taşınmazların edinildiği tarihe kadar davacının gelirlerine ilişkin belge ve bilgiler getirtilmeli, aynı tarihler arasında davalı kadının davacıya ait iş yerinde kayıt dışı çalıştığı dikkate alınarak benzer iş yerlerinde işçi olarak çalışan kişiler baz alınarak elde edebileceği gelir saptanmalı, gerekirse bu konuda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık rapor temin edilmeli, belirlenecek toplam gelirlerinden tarafların sosyal statüsü ve durumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamalar ile kocanın 743 sayılı TMK'nun 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının ayrı ayrı belirlenmesi, gerekirse bu konuda önceki bilirkişi dışında konunun uzmanı akademisyen düzeyinde başka bir bilirkişiden rapor alınması, davacının tasarrufları ile sağlayabileceği katkı miktarının saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu mal varlığının dava tarihindeki değeri ile çarpılarak katkı alacağının tespit edilmesi, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde katkı payının bulunmadığına hükmedilmesi doğru değildir. Kabule göre de, TMK'nun 239/ son hükmü gereğince aksine anlaşma bulunmadığı hallerde katılma alacağına tasfiye tarihi olan karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanacağının dikkate alınmamış olması da doğru değildir. Davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.