Esas No
E. 2011/47804
Karar No
K. 2013/32320
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2011/47804 E.  ,  2013/32320 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : . İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, iş akdinin feshinden kaynaklı cezai şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalının 24/11/2004 tarihinde davacı şirkette çalışmaya başladığını, haklı sebep olmadan sözleşmeyi önelsiz olarak feshederek 26/06/2009 tarihinde işten ayrıldığını, şirketin davalı ile yapmış olduğu 24/11/2004 tarihli sözleşmenin (1.5) maddesi "personel bu iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra 2 yıl süre ile kendi nam ve hesabına işveren ile rekabet edebilecek bir iş yapmayacağını, rakip müessesede ortak ve sair sıfatla ilgisinin bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder." "İşçi yukarıda sayılı hukukların herhangi birinin ihlali halinde 10.000,00 USD tazminatı ödemekle yükümlüdür." hükmünü içerdiğini, davalının işten ayrıldıktan bir müddet sonra aynı alanda faaliyet gösteren ve işveren firmanın rakibi olan ... Plastik Ambalaj Geri Dönüşüm ve Deri San. Tic. Ltd. Şti.' nde işe başladığını, davalının bu davranışıyla sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünü ihlal ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 USD' tazminatın 30/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, 24/11/2004 tarihinde davacı şirkette çalışmaya başladığını, 15/04/2009 tarihinde istifasını yazılı olarak sunduğunu, istifa dilekçesini sunduktan sonra kendisine bildirilen 10 haftalık ihbar süresini eksiksiz olarak tamamlayarak 26/06/2009 tarihinde şirketten ayrıldığını, işe başladığından sözleşmeyi imzalamak istemediğini ancak mecbur kaldığından dayatılan tek taraflı sözleşmeyi imzalayarak, davacı şirkette üretim bölümünde çalışmaya başladığını, sahip olduğu mesleğini bu işyerinde öğrenmediğini, çalıştığı süre ve daha sonraki süreçte davacı şirketi ve firma yöneticilerini maddi ve manevi zarara uğratacak davranış ve tutumda bulunmadığını, ... Plastik firması ile aynı sektör ve müşteri gamında üretim yapmayan Bursa da bulunan bir firmada çalışmaya başlamasını, tek taraflı iş sözleşmesinin 1.5 maddesini ihlal olarak değerlendirdiklerini, 1.5 maddesinde belirtilen konu ve kapsamı içermeyen konumda çalışmakta olmasına rağmen ... plastik firmasının çalışma özgürlüğünü kısıtlamaya çalıştığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, İş Hukukunda işçi yararına yorum ilkesinin bir sonucu olarak sadece işçi aleyhine yükümlülük öngören cezai şart hükümlerinin geçersiz sayıldığı ve bu yönde yerleşmiş içtihatlar öğretide de benimsendiği, Borçlar Kanunu Tasarısının 419. Maddesinde hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir şeklinde kurala yer verildiği, Anayasa’nın, 18. Maddesinde hiç kimse zorla çalıştırılamaz, 48. Maddesinde ise; herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir denildiği, davalının Anayasal hakkı olan çalışma özgürlüğünün kısıtlandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümünde hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda uyuşmazlık vardır. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan iş akdinin 1.5 maddesinde aynen; “ Personel işyerinde bilgi sahibi olduğu her türlü yazılı sözlü, manyetik ortamda vs. her şekilde aktarılan fikir, bilgi, içerik, ve belgeler hakkında gizlilik esaslarına uygun hareket edecek bu bilgileri proje-iş -amacı dışında hiçbir şekilde kullanmayacak, dağıtmayacak, hiçbir şekilde üçüncü kişilere aktarmayacak. henüz kamuya duyurulmamış urun ve hizmetlere ilişkin her tunu belge ve bilginin gizli tutulmasını sağlayacak ve bu bilgilerin yetkisiz kişilerce kullanılmasını önlemek üzere her türlü güvenlik önlemini alacaktır Personel işyerindeki gerek müşteriler ile ilgili gerek şirketin çalışmaları sırasında ortaya çıkan her türlü ürün veya hizmet ile ilgili bilgileri işverenin bilgisi dahilinde kullanmayı, üçüncü kişilere anlatmamayı, yukarıda sayılan esaslar çerçevesinde bu gizliliği işten ayrıldıktan sonrada devam ettirmeye kabul ve taahhüt eder. Personel, görevi nedeniyle sahip olacağı işverenin ve işyerinin sırlarını üçüncü şahıs ve Kurumlara veremez. Personel, bu iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra iki yıl süre ile kendi nam ve hesabına işveren ile rekabet edebilecek bir iş yapmayacağını, rakip müessesede ortak veya sair sıfatla ilgisinin bulunmayacağını peşinen kabul ve taahhüt eder. İşçi bu hükümlere uymadığı takdirde BK 351 maddesindeki tazminatları ödemeyi kabul ve taahhüt etmekle birlikte ayrıca işverenin bu nedenle uğrayacağı zararı da tazminle mükellef olduğunu kabul ve taahhüt eder İşçi yukarıda sayılı hususların herhangi birinin ihlali halinde 10 000 USD tazminatı ödemekle yükümlüdür. İşverenin uğramış olduğu zararlardan dolayı her türlü dava hakkı (tazminat isteme hakkı) saklıdır.” denilmiştir.

Davacı şirket davalının eski işçisi olduğunu, aralarında imzalanan iş akdinin 1.5 maddesinde rekabet yasağından kaynaklanan cezai şart alacağının düzenlendiğini, davalının haklı sebep olmadan sözleşmeyi önelsiz olarak feshederek 26/06/2009 tarihinde işten ayrıldığını, davalının işten ayrıldıktan bir müddet sonra aynı alanda faaliyet gösteren ve işveren firmanın rakibi olan ... Plastik Ambalaj Geri Dönüşüm ve Deri San. Tic. Ltd. Şti.'nde işe başladığını, davalının bu davranışıyla sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünü ihlal ettiğini iddia ederek cezai şart talebinde bulunmuştur. Mahkeme işin esasına girerek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/02/2013 tarih ve 2012/9-854 E – 2013/292 K sayılı kararında belirtildiği üzere;

İş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş akdinin  sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde ise, buna dayalı olarak açılacak dava niteliği itibariyle 818 sayılı BK’nun 348. maddesi kapsamına girmekle, bu kapsamdaki davalar TTK.nun 4/1-3 maddesinin açık hükmü karşısında tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olmakla, bu tür davaların ticaret mahkemesinde incelenip karara bağlanması gerekir.  (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.02.2012 gün ve 2011/11-781 E., 2012/109 K.) sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir. 

Yukarıda yazılı Hukuk Genel Kurulu kararında da açıkça belirtildiği gibi rekabet yasağından kaynaklanan cezai şart alacağı ile ilgili davalar mutlak ticari dava niteliğinde olup bu tür davalara bakma görevi ticaret mahkemesine aittir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ceza Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu K818 md.348
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog