Esas No
E. 2012/25481
Karar No
K. 2013/17154
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2012/25481 E.  ,  2013/17154 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/1090-2012/946 Dava, davacının ortağı olduğu ...... Şirketin ...... borcundan dolayı gönderilen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1.Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35 ve 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmüne göre; tüzel kişiliği haiz işverenlerin, temsil ve ilzama yetkili üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri haklı bir sebep olmaksızın ödenmeyen ......, sosyal yardım zammı ve ferilerinden dolayı Kuruma karşı işveren ile birlikte müteselsilen sorumludurlar. 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine göre; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden ...... ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilciler mal varlıklarıyla sorumludurlar. Her iki düzenlemede de sadece ortak olmak yeterli olmayıp, ...... alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici ya da kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir. 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinde ise; ...... şirket ortaklarının kamu alacaklarından sorumluluğu düzenlenmiş, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması koşuluyla, şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında sorumlu olacağı, şirket ortağının şirketteki payını devretmesi durumunda payını devreden ve devir alan şahısların devir öncesine ait kamu alacaklarından müteselsilen sorumlu olacağı, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde ise bu şahısların kamu alacağının ödenmesinde müteselsilen sorumlu olacağı öngörülmüştür. Davacı, işveren ...... şirketin üst düzey yöneticisi ve ortağı olduğu iddiasıyla, şirketin 2005 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ayları arası dönemdeki ...... borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi kapsamında kendilerine gönderilen ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.

Mahkemece, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. Maddesi gereğince davalı kurumun, davacının kurucu ortak ve dava konusu dönemlerde şirketi temsil ve ilzama yetkili olsa da; şirket hakkında yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, alacağın borçlu şirketten henüz tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunun gerçekleşmediği, ayrıca şirket ile birlikte davacılara ödeme emri gönderilmesinin yanlış olduğu, önce şirketten alacağın tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Eldeki davada, ...... borçlusu işveren ...... Şirketin 2004 yılı 8. Ayında kuruluşu sırasında davacının kurucu ortak olduğu ve kuruluştan itibaren 20 yıl süre ile münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu bu hususun gazetede de yayınlandığı anlaşılmıştır. 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddenin uygulanabilmesi için tüzel kişinin mal varlığından Kurum alacağının tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekmekte olup, inceleme konusu olayda şirketin aciz halinde olduğunun davalı yanca belgelenmemesi ve ticaret sicilindeki adresleri de araştırılarak usulüne uygun biçimde icra takibine girişilmemesi nedeniyle her ne kadar mükerrer 35. madde şartları oluşmamış ise de; şirket ortağı ve üst düzey yöneticisi olan davacının 506 sayılı Kanunun 80. maddesine dayalı doğrudan sorumluluğunun bulunması ve şirketten tahsil edilememe koşulu aranmaksızın, davacının ...... borçlarından sorumlu tutulması gerektiği açıktır.

2.Kabule göre de; Mahkemece salt Kurumca herhangi bir araştırma yapılmaksızın, takip yapılması gerekçe gösterilerek, dava kabul edilmiş ise de; 6183 sayılı Yasa kapsamındaki ...... alacağının şirketten tahsilinin mümkün olup olmadığına ilişkin araştırmanın mahkemece yapılması gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog