10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2013/7224 E. , 2013/14969 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 2010/342-2012/398 Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya sağlanan sosyal sigorta yardımlarının rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonucunda, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılardan ............ Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma kararının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
2.Dava, iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26 ncı maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı, hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, ...... Mahkemesinin 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı ...... Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile, 26 ncı maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün, ......ya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş bulunması, ......nın 153 üncü maddesine göre, ...... Mahkemesinin iptal kararlarının ...... Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ve giderek elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması, iptal kararının ...... Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 gününden sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 76 ncı maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları tatbik etmekle yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulünün doğal bulunması, 26 ncı maddedeki anılan cümlenin iptali ile, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekir. Bu bağlamda hemen belirtmek gerekir ki, eskiden olduğu gibi maddi zarar (Tavan) hesabı yapılması gerekmemektedir. Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözardı edilerek, maddi zarar (Tavan) hesabı yapılarak, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekili ve davalılardan ............ Şirketi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.