2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2017/3858 E. , 2018/9906 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, kendisinin reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece, 20.04.2015 tarihli ilk kararda her iki boşanma davasının reddine karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 08.03.2016 tarihli ilamı ile “kadının eşine 'sanayi parçası, dökmeci, geri zekalı, aptal, beyinsiz' gibi sözlerle hakaret ettiği, erkeğin de birlik görevlerini yerine getirmediği, kadının hastalığı ile ilgilenmediği, 'kadına hitaben avrat getireceğim, eski nişanlımı getireceğim' dediği, her iki tarafın açtığı boşanma davalarının ayrı ayrı kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi" gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, Dairemizin bozma ilamı kesinleşmiş, taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Eş söyleyişle, bozma ilamına uyulmasına karar veren mahkemenin, bozma ilamı doğrultusunda hüküm tesis etmesi zorunludur. Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına rağmen 11.05.2017 tarihli kararda davacı-karşı davalı kadına 08.03.2016 tarihli bozma ilamında tespit edilen kusurlu davranışları yanında yeni kusurlu davranışlar yüklenmesi doğru olmamıştır. Bu durumda; tarafların, Dairemizin 08.03.2016 tarihli bozma ilamında tespit edilen ve bozmaya uyulmakla kesinleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda, davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davalı-karşı davacı erkek boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile, hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun miktarda maddi ve manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4.Davacı-karşı davalı kadın 22.02.2015 tarihli celsede tarım fabrikasında 900 TL ücretle sigortalı olarak çalıştığını beyan etmiştir. Kadının sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı, kendisini yoksulluktan kurtaracak sürekli ve düzenli gelir elde edip etmediği, işten ayrılmış ise kendi isteğiyle mi yoksa zorunlu olarak mı ayrıldığı araştırılarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi; ayrıca yoksulluk nafakası talebinin reddine dair gerekçenin karar yerinde gösterilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.