10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2013/2933 E. , 2013/10122 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının davalı işveren yanındaki çalışmaları kapsamında itibari hizmet süresinin tespiti ve sigortalılık sürelerine eklenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin tekdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesidir. 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi ile kazanılan hizmetler, işveren tarafından primi ödenmiş hizmetler üzerinden kazanılacağından ve mülga 506 sayılı Yasanın 77, 79 ve 85. maddeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen şekilde ve yine 5510 sayılı Yasanın 3. maddesinin 5754 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 14 ve 15. alt bentlerinde belirtildiği şekilde ay 30 gün, yıl ise 360 gün olarak bildirilen süreyi ifade ettiğinden ve hesaplamanın bu şekilde bildirilen hizmet cetvelindeki primi ödenmiş 4865 gün üzerinden yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması;
3.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin 3. fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, davacının 26/09/1989-30/09/2008 tarihleri arasında davalı işyerindeki geçici ve daimi kadroyla çalışılan, sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 4865x0,25=1217 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun ve bu sürenin sigorta primi ödenmiş günlerine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde “Davanın kısmen kabulü ile;
1.Davacının davalı ... rafineri bölümündeki 26/09/1989- 22/01/1990 tarihleri arasında 116 gün, 02/09/1990- 19/02/1991 tarihleri arasında 167 gün, 15/08/1991- 24/02/1992 tarihleri arasında 189 gün, 04/09/1992- 18/02/1993 tarihleri arasında 164 gün, 01/09/1993- 14/02/1994 tarihleri arasında 163 gün, 12/09/1994- 07/02/1995 tarihleri arasında 145 gün, 04/09/1995- 20/09/1995 tarihleri arasında 16 gün, 02/09/1996- 26/02/1997 tarihleri arasında 174 gün, 01/09/1997- 22/02/1998 tarihleri arasında 171 gün, 04/09/1998- 31/12/1998 tarihleri arasında 116 gün, 01/01/1999- 22/03/1999 tarihleri arasında 81 gün, 23/03/1999- 26/08/1999 tarihleri arasında 153 gün, 27/08/1999- 15/03/2000 tarihleri arasında 198 gün, 16/03/2000- 01/09/2000 tarihleri arasında 165 gün, 02/09/2000- 15/03/2001 tarihleri arasında 193 gün, 16/03/2001- 13/09/2001 tarihleri arasında 177 gün, 14/09/2001- 21/01/2002 tarihleri arasında 127 gün, 22/01/2002- 14/09/ 2002 tarihleri arasında 232 gün, 15/09/2002- 22/03/2003 tarihleri arasında 187 gün, 23/03/2003- 14/09/2003 tarihleri arasında 171 gün, 15/09/2003- 17/01/2004 tarihleri arasında 122 gün, 18/01/2004- 03/09/2004- tarihleri arasında 225 gün, 04/09/2004- 18/01/2005 tarihleri arasında 134 gün, 19/01/2005- 15/09/2005 tarihleri arasında 236 gün, 16/09/2005- 31/01/2006 tarihleri arasında 134 gün, 01/02/2006-03/09/2006 tarihleri arasında 212 gün, 04/09/2006- 25/01/2007 tarihleri arasında 141 gün, 26/01/2007- 17/09/2007 tarihleri arasında 231 gün, 18/09/2007- 12/12/2007 tarihleri arasında 84 gün, 13/12/2007- 30/09/2008 tarihleri arasında 287 gün çalışmalarının itibari hizmet süresinden sayılması gerektiğinin tespitine,” karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.