10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2013/2000 E. , 2013/8266 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, aksi kurum işleminin iptalini,talep tarihinde ... Vatandaşı olma şartı aranmaksızın yurtdışında ... Vatandaşı olarak geçen süreleri borçlanabileceğinin ve borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında yapılması gerektiğinin tespitini, ... ... sigortasına giriş tarihinin ...’de sigorta başlangıcı olarak tespit edilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan, 08.10.1999 tarihi itibarıyla da izinle çıkarak ... Vatandaşlığını kaybeden davacı, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan ... Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin ... Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere davalı Kuruma 21.05.2012 tarihinde başvurarak, ...’da geçen 22.06.1987 – 31.12.2001 tarihleri arası yurt dışı hizmetlerini 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında borçlanmak istemiş, ancak bu istem, talep tarihinde ... Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle red edilmesi üzerine, eldeki bu dava açılmıştır.
A- Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 79’uncu maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasının 3’üncü maddesi “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin ... vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının ...’de hiçbir ... güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa ... Güvenlik Kurumuna, ...’de çalışması varsa en son tabi olduğu ... güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar. ... güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları ... güvenlik kuruluşunca yapılır.”hükmünü içerirken;
Yine aynı Yasayla 3201 sayılı Yasanın 5’inci maddesine 4’üncü fıkra hükmü olarak eklenen ek fıkra ile de; “Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı ... Sigortalar ve ... Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; ...’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” Hükmü getirilmiştir.
Anılan 5754 sayılı Yasa ile, 3201 sayılı Yasada yapılan değişiklikler ve getirilen ek düzenlemelere birlikte bakıldığında; başvurulacak kuruluşların belirlenmesinde, eski 3’üncü maddede öngörülen değişik hallerden tümüyle vazgeçilmiş ve sadece; ...’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği öngörülmüştür. Yasanın bu açık hükmü karşısında, artık borçlanılan sürelerin, mülga diğer ... güvenlik kanunları kapsamında bir sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi imkanı ortadan kalkmıştır. Yani, ...’de hiçbir ... güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunmayan kişilerin, 3201 sayılı Yasaya dayalı borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasanın 4/1-b kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi yasal bir zorunluluk haline gelmiştir. Anılan açıklamalar karşısında; yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan davacının, ...’da ... Vatandaşlığı döneminde geçen yurtdışı sürelerini 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında borçlanması mümkün olup; bunun aksini öngören mahkeme kabulü yerinde değildir. B-Davacının, ... ... sigortasına giriş tarihinin ...’de sigorta başlangıcı olarak tespit edilmesi istemine gelince; ... Cumhuriyeti ile ... Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan ... Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü, bir kimsenin ... sigortasına girmeden önce, ... ... sigortasına girmiş bulunması halinde, ... sigortasına giriş tarihinin, ... sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini öngörmüştür. Ancak anılan sözleşme hükmünün uygulanabilmesi, ... ... sigortasına giriş tarihini içerecek şekilde yurt dışı borçlanmasının usulünce yapılması halinde mümkündür.
Şu halde yapılması gereken iş; davacıya ait yurt dışı sürelerinin 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılmasına dair tüm borçlanma belgeleri(özellikle, yurt dışı sigortalılık süreleri ve ... sigortasına giriş tarihini gösterir ... sigortalılık cetveli v.s ) davalı Kurum’dan celbedilmeli, ...-... ... Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte ... sigortasına giriş tarihi belirlenmeli; bu belirleme sonrası , davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, ... ... sigortasına giriş tarihini de içerecek şekilde 3201 sayılı Yasa kapsamındaki yurt dışı borçlanmasının usulünce yapılması sağlanmalı ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
C) Öte yandan kabule göre de, 20.05.2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı ... Güvenlik Kurumu Kanununun 36'ncı maddesi hükmü gereği davalı Kurum harçtan muaf olduğu halde ve esasen mahkeme kabulünün de bu yönde olmasına rağmen, yargılama giderleri içerisine harcın dahil edilmesi suretiyle, Kurum’un harçtan sorumluluğuna hükmedilmesi ayrıca isabetli görülmemiştir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.