11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/384 E. , 2013/1893 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/06/2010 gün ve 2010/17-2010/278 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.10.2012 gün ve 2011/10093 - 2012/16340 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli "SARP S+şekil" ibareli markanın 37, 39 ve 43. sınıflarda tescilinden itibaren hiç kullanılmaması nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının dava konusu "SARP S+şekil" markasını 39. sınıf 01. paragraftaki "kara taşımacığı hizmetleri, taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri, kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri..." için tescil edildiği tarihten itibaren davanın açıldığı tarihe kadar kesintisiz ve ciddi eylemli kulandığı, 37. sınıf 03. paragraftaki "kara araçlarının bakım ve tamiri hizmetleri", 39. sınıf 01. paragraftaki "tur düzenleme hizmetleri" ile 02. paragraftaki "araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri"'nin de aynı tür hizmetler olduğu için bu hizmetlerde de kullanılmış sayılacağı, diğer hizmetlerde ise kullanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın 37.sınıfta yer alan “kara araçlarının bakım ve tamiri” ile 39. sınıfta yer alan “kara taşımacılığı hizmetleri, taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri, kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri, araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” hariç diğer tüm sınıf ve alt gruplar yönünden hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır. Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2.Dava, davalı adına tescilli markanın kullanılmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir. 556 sayılı KHK'nin 14. maddesi uyarınca markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde markanın iptal edilebileceği hükme bağlanmıştır. Aynı KHK'nin 42/2. maddesinde de hükümsüzlük nedenlerinin markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunması halinde, yalnız o mal veya hizmetle ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verileceği düzenlenmiştir. Markanın bu sürede kullanıldığını marka sahibi kanıtlamak durumundadır.
Somut olayda davalı mahkemece davalının fiilen markasını kullandığı hizmetler dolayısıyla tescil kapsamında yer alan 'kara araçlarının bakım ve tamiri hizmetleri' ve 'tur düzenleme hizmetleri', 'araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri' için de kullanılmış sayılması gerektiği yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, anılan hizmetler yönüyle markanın hükümsüzlük talebinin reddi için, davalının o hizmetler bakımından da markayı fiilen kullandığını kanıtlanması gerekmektedir. Bu kullanım ispat edilmeden, markanın kullanılan hizmetlere benzerliği nedeniyle başka hizmetlerde de kullanılmış sayılacağının kabulü doğru değildir.
O halde, davacı vekilinin davalı adına tescilli markanın 37/03, 39/01 ve 02 numaralı hizmetler bakımından da hükümsüzlüğüne karar verilmesine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde onanmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.10.2012 Tarih, 2011/10093 Esas-2012/16340 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.