2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/23284 E. , 2018/10775 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı kadın tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.10.2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı ... gelmedi. Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmadığı görüldü. Davacı ... vekili söz aldı. Biz murafaa istemimizden vazgeçiyoruz. Dosya üzerinden karar verilsin dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm. Davalı kadının ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Mahkemece, davalı kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, davacı erkeğin ise eşinin kız kardeşini evden kovduğu, daha sonra eşinin de evden gitmesini istediği ve birlik görevlerini yerine getirmediği kabul edilerek tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiş, davalı kadının manevi tazminat (TMK m. 174/2) isteği ise kadının kişilik haklarını zedeleyici bir davranış kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı erkeğin eşini, eşinin kız kardeşini ve eşinin annesini ortak konuttan kovduğu anlaşılmaktadır. Bu fiil davalı kadının kişilik hakarına saldırı niteliğinde olup davalı kadın yararına manevi tazminat koşulları oluşmuştur. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4,
TBK 50 ve 51) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.