10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/12189 E. , 2013/8119 K.
"İçtihat Metni"... ... Kurumu Başkanlığı adına Av. ... ile 1–... İnşaat ve Ticaret A.Ş. adına Av. ..., 2–..., 3–..., 4–... İnş. İth. İhr. San. ve Tic. ... Şti, 5–... ... ... ve ...A. Ş., 6–..., 7–..., 8–... aralarındaki dava hakkında ...
5.İş Mahkemesinden verilen 07.12.2011 günlü ve 2005/943 Esas, 2011/830 Karar sayılı hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1.) HMK’nun 27. madde hükmünde, çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme yanları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Onun içindir ki ,davetin ve özellikle yazılı şeklin davadaki önemi büyüktür. Gerek tebliğ işlemi, gerekse tebliğ tarihi, yasa ve tüzükte emredilen şekillerle kanıtlanabilir. Buradaki tek amaç, tebliğin muhatabına ulaşmasını ve onun tarafından kabul edilmesini sağlamaktır. Zira yazılı tebligat, davaya ilişkin işlemleri, o dava ile ilgili kişilere bildirmek için yapılan bir belgelendirme işlemidir. O halde, yasa ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; aynı Kanunun 28. maddesi gereğince kendisine tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya işyeri bulunamayan tebligat muhatabının, adresi meçhul sayılır. İlan yolu ile tebligat, başvurulacak en son yol olduğundan, mahkeme, muhatabın adresini resmi ve özel Kurum ve dairelerden veya zabıta aracılığıyla soruşturarak tespit etmelidir. Ayrıca, ilanen tebliğde, ilan metninin mahkeme ilan tahtasına asılması yoluyla da ilan edilmesi 7201 sayılı Yasanın 29. maddesi gereğidir.
Somut olayda; davalılardan ... ve ... hakkında adres olarak belirtilen “... sokak ... İnş. .... Konutları” adresinde olmadıkları ve adreslerinin tespit edilemediğine dair 21.06.2005 tarihli kolluk tutanağına binaen aleyhlerine kurulan 07.12.2011 tarihli gıyabi hükmün, davalılar ... ve ...’ın adres kayıt sistemindeki adresleri araştırılmadan doğrudan ilanen tebliğ edildiği, Tebligat Kanunu’nun 29/2. maddesi uyarınca gıyabi hükmün ilanen tebliğine ilişkin mahkeme ilan tahtasına asıldığına ilişkin tutanağın dosya içerisinde bulunmadığı, yine davalılardan eski unvanı ... ...Sanayi ve Pazarlama A.Ş. yeni unvanı ... ... Pazarlama A.Ş. vekili olarak Av. ...’in dosya kapsamında cevap dilekçesi ekinde vekaletnamesi olduğu, anılan davalı şirket vekiline ve davalılar ... İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti, ..., ... ile ...’e aleyhlerine hüküm içeren gıyabi hükmün tebliğ edilmediği görülmüştür.
Mahkemece, yukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında, davalılardan ..., ..., ... İnş. İth. İhr. San. ve Tic. ... Şti, ..., ... ile ... ile eski unvanı ... ... Sanayi ve Pazarlama A.Ş. yeni unvanı ... Taş Pazarlama A.Ş. vekili olarak Av.... ’e 6099 Sayılı Kanun ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanununu uyarınca yöntemince gıyabi hükmün tebliğ yapılarak; usulüne uygun tebliğinin sağlanmasını takiben, temyiz süresi geçtikten ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere;
2.) Davacı ... Başkanlığı vekili olarak celselere katılan Av. ... ve bilirkişi raporuna ilişkin beyan, süre tutum ve temyiz dilekçeleri sunan Av. ...’nun adı geçen davacı Kurum vekili olduğunu gösterir vekaletname veya yetki belgesinin aslı ya da onaylı örneğinin dosyada olmadığı anlaşılmakla;
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 77. maddesi gereğince, anılan vekillere vekaletname ibrazı, aksi takdirde adı geçen davalı asile yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile bildirmesi için kesin süre içerir muhtıra tebliğ edilip, ibrazı halinde dosyanın aynen, aksi halinde hükmün, ... Başkanlığı’na yöntemince tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde (6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesinde ki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere; Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, davacı ... Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.