10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/15154 E. , 2013/8899 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.07.2005 tarihinden 11.06.2009 tarihine kadar Kuruma bildirilen 6 günlük çalışması dışındaki bildirilmeyen çalışmalarının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.2005 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.Dava 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanunun 79/10 hükmü ile 01.10.2008 tarihinden sonraki çalışmaları yönünden ise 5510 sayılı Kanunun 86/9. hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece re’sen araştırma ilkesi doğrultusunda, dava konusu dönemde davalı işyerine komşu işyerleri zabıta marifetiyle tespit edilerek, komşu işyerlerinde kayıtlı çalışmaları bulunanların re’sen dinlenmeli; ... Üniversitesi... Yüksekokulu müdürlüğünden, davacının öğrenim gördüğü ön lisans programının, ders saatleri, devam mecburiyeti bulunup bulunmadığı, devam mecburiyetinin bulunması halinde öğrenim dönemindeki devam çizelgeleri celbedilmeli; ...-... firmasından ve davalı işverene ürün teslim eden firmalardan, davaya konu dönem için davalı işveren adına gönderilen irsaliye faturalarının, depo çıkış fişlerinin v.s. belgelerin, onaylı suretleri getirtilerek, söz konusu firmalarda ürünü davalı işverene teslim eden çalışanlar tespit edilip, bilgi ve görgülerine başvurulmalı; davalı işyerinde, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alınarak kısmi çalışma mümkün olup olmadığı irdelenmeli; çalışmanın niteliği ve süresi açıkça belirlenmelidir. Çalışmanın varlığı, süresi ve sürekliliği ile çalışmanın varlığı halinde kısmi, ya da, tam gün olup olmadığı da belirlenip, tartışılarak, çalışmasının kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde; gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak, sigortalılık süresinin tespitine karar verilmelidir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.04.2011 gün, 21-130-256 sayılı kararı). Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2.Kabule göre de; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince red sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmelidir. Anılan yasal düzenleme gereği davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir O halde, davacı vekilin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.